Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/7114 E. 2023/2346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7114
Karar No
2023/2346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kaldırma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, hesap kat ihtarı tebliğlerinin usulsüzlüğü ve takip talebindeki hesaplanan asıl alacak ve fer'ileri ile faiz miktar ve oranına ilişkin şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü, kısmen reddi ile icra emrinin düzeltilmesine, aşan kısımlar ile masraf alacağının iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması ile şikayetin kabulüne ve takibe konu icra emrinin her iki davacı/borçlu bakımından ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlular şikayet dilekçesinde; aleyhlerine başlatılan takipte, kat ihtarnamesindeki bütün tebligatların usulsüz olduğu, yasal süresi içerisinde ilgili ihtarnamelere noter aracılığıyla itiraz edildiği, dolayısı ile kat ihtarnamelerinin kesinleşmemiş olduğu, hesap kat ihtarnamelerindeki borç miktarları ile aleyhlerine gönderilen icra emrindeki borç miktarlarının farklı olduğu, işletilen faizin son derece fahiş olmakla yargılamayı gerektirdiği, ihtarnamelerdeki borç meblağları ile gönderilen icra emrindeki borç meblağlarının örtüşmediği, hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının da kesinleşmediği şikayetleri ile takibin iptalini ya da gönderilen icra emrinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı banka cevap dilekçesinde; bankalarının İvedik OSB şubesinden kredi talebinde bulunan borçlunun kredi kullandığı ve anılan kredilerin teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiği, kredi borçlarını zamanında ödemeyen borçlu firmaların hesaplarının usule uygun kat edildiği, asıl kredi borçluları ve ipotekli taşınmazların maliki tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğundan aleyhe takip başlatıldığı, başlatılan takibe kredi borçlusu firmalar tarafından itiraz edildiği, davanın usulden reddi gerektiği, borçluların takibe itiraz hakkının mevcut olmadığı, tüm adreslere tebligat çıkartıldığı, talep edilen alacak ve temerrüt faiz oranının da kredi sözleşmeleri hükümlerine usul ve yasaya uygun olduğu, ihtarnamede bildirilen tutar ile icra emrine konu tutarın farklı olması beklenen ve olması gereken bir durum olduğu iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluların kredi sözleşmesinde belirtilen adreslerine hesap kat ihtarnamesinin İİK'nın 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun hükme ve denetime uygun bulunduğu, borçlulara hesap kat ihtarının tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi ve hesap kat ihtarının icra müdürlüğüne sunulması durumunda İİK'nın 150/ı ve 149. maddeleri gereği icra emri düzenlenip gönderilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede temerrüt ve akdi faiz oranı belirleme yetkisinin alacaklıya bırakıldığı, temerrüt faiz oranı %57 olduğu ve değişkenlik gösterebileceğinin belirtildiği, Genel Kredi Sözleşmesinin ticari iş olması sebebiyle TTK''nın 4. ve 8. maddeleri gereği faiz oranının serbestçe kararlaştırılabilmesi mümkün olduğundan faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda şikayetin kısmen kabulü ile kısmen reddine, icra emrinin düzeltilmesine, aşan kısımlar ile masraf alacağının iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlular istinaf dilekçesiyle; hesap kat ihtarı tebligatların şikayet dilekçesinde açıkladıkları nedenlerle usulsüz olduğu, mahkemece, anılan tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmadığı, usulüne uygun yapılmamış tebligatların yok hükmünde olduğu, hesap kat ihtarnamelerindeki borç miktarları ile borçlulara gönderilen icra emrindeki borç miktarlarının yine şikayet dilekçesinde ileri sürdükleri şekilde farklı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tebliğ yapılan kişilerin şirket yetkilisi olmadığı gibi şirket yetkilisi tevzi saatinde tebligat adresinde olmasa bile şirket yetkilisinin olup olmadığı, tebliğ anında tebliğ almaya uygun olup olmadığı, ondan sonra tebliğ almaya yetkili kişinin kim olduğu araştırılmadan yapılan her iki hesap kat ihtarı tebliğinin usulsüz olduğunun görüldüğü dolayısı ile İİK 150/ı madde şartlarının gerçekleşmediği ve borçlulara icra emri gönderilemeyeceği gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve her iki borçlu şirket bakımından icra emirlerinin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayete konu tebliğlerin usule uygun olduğu, kaldı ki borçluların takip öncesi yapılandırma talepleri olduğu ve borçtan haberdar oldukları iddiaları ile gelerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2., İİK md.150/I. fıkrası, 3. İİK md. 149 fıkrası, 3., İİK md.68/b. fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7114, K. 2023/2346, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-7114-e-2023-2346-k-5fff571c6d38