Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12907 E. 2023/502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12907
- Karar No
- 2023/502
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3045 E., 2022/2722 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/203 E., 2021/1490 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda şikayetçi borçlunun istinaf başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; takip ve talimat dosyalarında yapılan tüm tebligatların borçluya usulsüz tebliğ edildiğini, icra takibinden 20.01.2021 tarihinde haberdar olduğunu, İcra Müdürlüğünce verilen, gazete ilanı yapılmasına yer olmadığına dair kararın, ihaleye katılımı azaltıcı nitelikte olduğunu, alacaklının KDV'den muaf olmasına rağmen satış ilanında KDV alınacağının yazılmasının usulsüz olduğunu, yasal süre içerisinde satış avansı yatırılmadığından haczin düştüğünü, ihalesi yapılan taşınmazın borçlunun haline münasip evi olması nedeniyle satılamayacağını, alacağın takipten sonra zamanaşımına uğradığını, taşınmazın değerinin icra müdürlüğünce belirlenen değerden daha yüksek olduğunu ileri sürerek, tapunun 16 parselinde kayıtlı 9 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçluya yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olduğunu, satışa hazırlık işlemlerine ilişkin iddiaların satış ilanı tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi aşamasında değerlendirilemeyeceğini, meskeniyet iddiasının yerinde olmadığını, süresi içerisinde usulüne uygun olarak satış talebinde bulunulduğunu, zamanaşımı itirazının süresinde olmadığını, ihale bedelinin İİK'nın 129. maddesine uygun olduğunu ve kıymet takdir raporunun itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir. Şikayet edilen ihale alıcı cevap dilekçesinde; şikayetçiye yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçiye yapılan satış ilanı tebligatının usulüne uygun olduğu, KDV ve gazete ilanına ilişkin iddiaların satışa hazırlık işlemlerinden olup, ilan tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi aşamasında dinlenemeyeceği, icra müdürlüğünce satış avansının yatırılması için alacaklıya bir ihtar yapılmadığından alacaklı tarafından yatırılan satış avansının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, meskeniyet şikayetine dair açılmış bir dava bulunmadığından ihalenin feshi nedeni olmayacağı, başka bir dosyada verilen icranın geri bırakılması hakkındaki kararın, şikayete konu ihale tarihinden sonra olması nedeniyle ihaleyi etkilemeyeceği ve ihalede zarar unsuru bulunmadığı gerekçeleri ile şikayetin reddine ve ihalede zarar unsuru bulunmadığından şikayetçi aleyhine para cezasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; borçluya yapılan tüm tebligatların usulsüz olması nedeniyle satışa hazırlık işlemlerinin 7 günlük süre içerisinde şikayet edilmediğinden bahisle ihalenin feshi nedeni olarak incelenemeyeceği gerekçesinin yerinde olmadığını, yasal süresi içerisinde satış istenmediğini, taşınmazın kıymetinin icra müdürlüğünce belirlenen değerden daha yüksek olması nedeniyle mahkemece kıymetin yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu taşınmazın muhammen değerinin üzerinde bir bedele satılması nedeniyle ihalede zarar unsuru yok ise de, şikayet dilekçesinde ileri sürülen, süresi içinde taşınmazın satışının istenmediğine ilişkin iddianın incelenmesi gerektiği belirtildikten sonra, satış avansının süresi içerisinde yatırılmamış olması nedeniyle haczin düştüğü ve düşen hacze dayalı yapılan ihalenin usulsüz olduğu gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; 25.4.2009 tarihinde haciz konulan taşınmazın 30.10.2019'da satışının istendiği, 05.06.2020 tarihinde de satış avansının yatırıldığı, 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde belirtilen durma süreleri dikkate alındığında, alacaklı tarafından 1 yıllık süre dolmadan satışın istendiği ve avansının da dosyaya yatırıldığı, buna göre Bölge Adliye Mahkemesince aksi yöndeki gerekçe ile ihalenin feshine karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtildikten sonra, taşınmaz muhammen değerin üzerinde satılmış olsa dahi, şikayetçinin kıymet takdir raporu ile satış ilanı tebligatlarının usulsüz yapıldığı ve kıymet takdirinin düşük belirlendiğine dair istinaf nedenlerinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairenin bozma kararındaki gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz dilekçesinde; kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının borçluya usulüne uygun yapılmadığını, satışın gazetede ilan edilmediğini, alacaklı tarafından yapılan satış talebinin yasal süresi içerisinde olmadığını ve kıymet takdir raporuna itirazının incelenmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 106., 110., 128/a, 134., 7226 sayılı Kanun Geçici 1. madde, 3. Değerlendirme Yargıtayın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkeme bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf açısından usule ilişkin kazanılmış hak doğmuş olur. Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince, Dairenin bozma kararından önce verilen kararda, ihalenin feshi isteminde zarar unsuru bulunmadığından bahisle şikayet dilekçesinde ileri sürülen hususlardan sadece süresinde satış avansı yatırılmaması nedeniyle haczin düştüğüne dair iddianın incelendiği belirtilerek sonuca gidildiği, şikayette ileri sürülen sair fesih iddialarının ise hiç incelenmediği, Dairenin bozma ilamı ile; yasal süresi içerisinde satış avansı da yatırılmak suretiyle usulüne uygun olarak satış istendiğinden aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığına değinildikten sonra, taşınmaz muhammen bedelin üzerinde satılmış olsa dahi, borçlunun şikayet dilekçesinde, satış ilanı ile kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliğ edildiği ile birlikte kıymet takdirinin düşük belirlendiğine ilişkin iddialarının da bulunması karşısında, bu hususlara yönelik istinaf nedenlerinin de incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu, 21.9.2022 tarihli duruşmada Dairenin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde; bozma kararında belirtildiği üzere kıymet takdiri raporu ile ilan tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı ile birlikte kıymet takdirinin düşük belirlendiğine ilişkin iddialar incelenmeksizin karar verildiği ve bu suretle Dairenin bozma kararının gereği gibi yerine getirilmediği görülmekle, bozmaya uygun hüküm tesisi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 21.9.2022 tarih ve 2022/3045 E. - 2022/2722 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.