Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/707 E. 2026/4680 K. – Taksirle Yaralama

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/707
Karar No
2026/4680
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/49 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ergani 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/133 Esas, 2024/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 58/6 ve 53/6 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasını mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli ve 2024/2296 Esas, 2024/2403 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine kesinleştiği, 03.12.2024 tarihinde sanık müdafiinin yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, sanık müdafiinin talebinin Ergani 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/133 Esas, 2024/21 Karar sayılı ek kararı ile reddedildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Ergani Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2024 tarihli ve 2024/49 Değişik iş sayılı kararı itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 94660652-105-21-3616-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155310 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155310 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;

“Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 89/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ergani 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli ve 2024/133 esas, 2024/21 sayılı kararının, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli ve 2024/2296 esas, 2024/2403 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Ergani 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/133 esas, 2024/21 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ergani Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2024 tarihli ve 2024/49 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan 'Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz' şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki 'yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.' şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren Hakim Selami Melek'in, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verdiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE İncelenen dosya kapsamına göre; 5271 sayılı CMK'nın 23/3. maddesinde; “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” ve aynı Kanun’un 318/1. maddesinde “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlemeler bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli 2021/14-185 Esas ve 2022/393 Karar sayılı kararında yer alan "5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinde yer alan düzenleme ile belirli hallerin varlığı hâlinde davaya ilişkin olarak tarafsızlığını kaybedeceğinden bahisle, kararın adil olmasını teminat altına alabilmek amacı ile hâkimin yargılamaya katılmasının önüne geçerek, adil yargılanma hakkını koruma altına almayı amaçlamış olması, yukarıda belirtilen madde metni ve gerekçe, adil yargılanma hakkı, ceza muhakemesinde tarafsızlığın güvence altına alınmasına yönelik düzenlemeler ve bu konulara ilişkin kabul edilen temel ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; hâkimin ilk verdiği hükmün etkisinde kalmasının mümkün olabileceği ve aynı kanun yolu incelemesinde olduğu gibi kendi kararlarını değiştirmek istemeyebileceği hususları göz önüne alınarak, hâkimin ön yargılı, şartlanmış ve taraflı olma gibi bir durum içerisine girmesinin engellenmesi, yargılamanın tarafları yönünden de dosyanın bir başka bakış açısı ile değerlendirilmesinin sağlanması amacıyla 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında kabul edilen hâkimin yargılamaya katılamayacağına yönelik yasağın, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin değerlendirme aşaması dahil olmak üzere tüm evreleri kapsadığı, ilk yargılamaya katılan hâkimin hiçbir şekilde yargılamanın yenilenmesi aşamalarına katılmaması gerektiği anlaşıldığından, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında da görev yapamayacağı kabul edilmelidir" şeklindeki açıklamalar göz önüne alındığında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verdiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ergani Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2024 tarihli 2024/49 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/707, K. 2026/4680, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-707-e-2026-4680-k-ce89211452ea