Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/587 E. 2026/4410 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/587
- Karar No
- 2026/4410
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/432 E., 2025/380 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 09.10.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk ve infaz nedeniyle 10.000.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın 04.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 846,80 TL maddi tazminatın 04.05.2006 tarihinden, 34.656,89 TL maddi tazminatın ise 01.11.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının; davacının maddi zararının tutuklama ve hükümlülük yıllarından önceki vergi döneminde elde etmiş olduğu net kârdan ödenmesi gereken gelir vergisi ve damga vergisi düşüldükten sonra kalan yıllık net miktarlar üzerinden hesaplanacak aylık net kazanç miktarına göre belirlenmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminata ilişkin "846,80 TL" ibaresi yerine "1.086,85 TL" ibaresinin yazılması, "34.656,89 TL" ibaresi yerine "105.435,94 TL" ibaresinin yazılması ve vekalet ücretinin "10.250,00 TL" olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 04.05.2006 - 11.07.2006 tarihleri arasındaki dönem için 1.086,85 TL maddi ve 14.000 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 04.05.2006 tarihinden, 01.11.2010 - 10.07.2012 tarihleri arasındaki dönem için 105.435,94 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 01.11.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın usulden ve esastan reddine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine ve davanın reddine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/223 Esas - 2007/174 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt adına suç işlemek suçundan 04.05.2006-11.07.2006 tarihleri arasında 67 gün tutuklu kaldığı, hakkında terör örgütü propandası yapmak ve örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 6 yıl 3 ay, suç ve suçluyu övme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2008/11641 Esas ve 2010/6698 Karar sayılı ilamı ile 6 yıl 3 ay hapis cezasının onandığı, 10 ay hapis cezasının ise bozulmasına karar verildiği, davacının 01.11.2010 tarihinde 6 yıl 3 ay hapis cezasının infazına başladığı, bozma sonrasında Adana kapatılan CMK 250. maddesi ile görevli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/221 Esas - 2011/159 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 22.07.2011 tarihinde kesinleştiği, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun kapsamında uyarlama ve cezanın ertelenmesinin yapılması amacıyla sanık hakkındaki 6 yıl 3 ay hapis cezasının 10.07.2012 tarih ve Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/223 Esas - 2007/174 Karar sayılı kararı ile infazının durdurulmasına karar verildiği ve Adana kapatılan CMK 250. maddesi ile görevli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/262 Esas - 2013/144 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada 6 yıl 3 ay hapis cezasının infazının durdurularak davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve kararın 20.02.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının hakkında verilen kararlara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (başvuru no:56816/10) başvuruda bulunduğu, AİHM'in ihlal kararı verdiği ve davacıya 5.000 Avro tazminat ödenmesine hükmettiği, AİHM kararı üzerine Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/1 78... /282 Karar sayılı dosyası kapsamında yeniden yapılan yargılamada atılı suçlardan davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.09.2021 tarihinde kesinleştiği, gerekçeli kararın ve kesinleşme şerhinin 30.09.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 04.05.2006-11.07.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve 01.11.2010-10.07.2012 tarihleri arasında ise cezasını infaz ettiğinden bahisle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.