Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/321 E. 2026/3859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/321
Karar No
2026/3859
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2537 E., 2021/1356 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek ticari faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.881,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 10.291,91 TL'ye indirilmesi ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücretinin 3.035,03 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, vekalet ücretinin, cezaevi masraflarının ve davacının ailesinin ziyaret için yapmış olduğu masrafların maddi tazminat kapsamında ödenmesine, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın yasal süresinde açılmadığına, davacının emekli olduğuna ve herhangi bir maddi kaybının olmadığına, bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve davanın reddine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/392 Esas – 2018/312 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2017-07.11.2017 tarihleri arasında 224 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 07.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminat ve vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Her ne kadar davacının gözaltında ve tutuklu kaldığından bahisle, davacı hakkında maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluğun infaz gördüğüne dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/321, K. 2026/3859, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-321-e-2026-3859-k-ee891c3c72a7