Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6264 E. 2026/1198 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6264
Karar No
2026/1198
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/929 E., 2024/656 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-3, 52/4 ve 53/6. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 10 eşit taksit halinde tahsiline ve 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına dair İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli ve 2023/929 esas, 2024/656 sayılı kararının 03.10.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.09.2025 tarihli ve 94660652-105-34-36443-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/106078 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/106078 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "Dosya kapsamına göre, Mahkemesince yasal koşulları bulunmadığından bahisle sanık hakkında 5371 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, sanık müdafii tarafından katılanın bir zararı bulunması halinde gidermek istedikleri beyan edilmesine karşın, katılan veya vekili tarafından herhangi bir zarar bildirilmediği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiği, dosyada mevcut adli sicil kaydının incelenmesinde de suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmadığı nazara alındığında, Mahkemece olay nedeniyle katılanın maddi zararı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1.Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-3, 52/4 ve 53/6. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 10 eşit taksit halinde tahsiline ve 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına dair İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli ve 2023/929 esas, 2024/656 sayılı kararının 03.10.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2."5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesinin, " Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." şeklinde olduğu,

3.İncelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafii tarafından katılanın bir zararı bulunması halinde gidermek istedikleri beyan edilmesine karşın, katılan veya vekili tarafından herhangi bir zarar bildirilmediği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiği, dosyada mevcut adli sicil kaydının incelenmesinde de suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmadığı nazara alındığında, Mahkemece olay nedeniyle katılanın maddi zararı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli ve 2023/929 esas, 2024/656 karar sayılı kararının kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/6264, K. 2026/1198, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-6264-e-2026-1198-k-f9f2dc8b79c6