Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/45 E. 2025/8193 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/45
Karar No
2025/8193
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/102 E., 2024/323 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.02.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 480.110,18 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, davalı vekilinin temyiz istemi; davanın usulden reddi gerektiğini, davacının zararını ispat edemediğini, davacının kendi kusurunun bulunduğunu, faiz işletilmemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/262 Esas – 2012/397 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacı olan ... plaka sayılı araca 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 20.03.2011 tarihinde fiilen el konulduğu, yapılan yargılamada dosya dışı sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği, iyi niyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle aracın müsaderesi talebinin reddine ve sahibine iadesine dair karar verildiği, kararın 23.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, 24.11.2017 tarihinde teslim edildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/45, K. 2025/8193, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-45-e-2025-8193-k-a9fa499919b1