Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2916 E. 2026/5479 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2916
- Karar No
- 2026/5479
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5063 E., 2019/7439 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ve yeterince inceleme yapılmadığına, dosyada sanığın bahsi geçen suçu işlediğine dair her türlü delilin mevcut olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık hakkında 2016 takvim yılında sahte belge düzenlemekten açılan davada, mükellef şirketin haklarında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu alınarak incelemeye sevk edilen mükelleflerden 2016 hesap döneminde faturalar alıp KDV beyannamelerinde indirim konusu yapması, ticari teamüllerin üzerinde satış tutarlarının olması, yapılan yoklamalarda mükellefin adresini sıklıkla değiştirmesi, araç ve çalışan personelin olmaması, belirtilen tutarda satış yapabilecek iş hacmini destekleyen ticari yapısının bulunmaması, mal alışı yaptığını beyan ettiği karşı firmaların satışlarını beyan etmediği göz önüne alındığında 2016 yılında düzenlenilen faturaların sahte olduğu anlaşılmış, sanığın şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili olduğu görülmüş, alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu kanaatiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık ...'nın; diğer sanığın kardeşi olduğunu, suç tarihini kapsayan dönemde hasta olan anne ve babası ile ilgilendiğini, şirkete gelip gitmediğini ve bütün işlerle diğer sanık ablasının ilgilendiği şeklindeki savunması, sanık ...'in de vergi müfettişine vermiş olduğu ifadesi ile mahkeme tarafından alınan savunmasında sanık ...'nın anlatımlarını doğrulayıp, şirkete ait tüm ticari faaliyetleri kendisinin yürüttüğünü belirtmesi, mükellefe ait muhasebe kayıtlarını tutan .. ile işyerinin mülkiyet sahibi ..'nin vergi müfettişince alınan ifadelerinde de Tijen ile muhatap olduklarını ve ücretlerini bu kişiden aldıklarına yönelik anlatımları karşısında, sanık ...'nın atılı suçtan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmamasına karşın bu sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı vermek gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 7. Asliye Ceza
Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.