Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2751 E. 2025/6826 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2751
Karar No
2025/6826
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1752 E., 2020/876 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a-e maddeleri uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 123 045 8597 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 18.07.2013 tarihli istem yazısının 18.07.2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, böylece üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın şirkete ait istenen defter ve belgelerin 19.02.2013 tarihinde iş yerinde çıkan yangında yanmaları nedeniyle ibraz edemediğine dair savunmasının aksine teslimden imtina ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli bir delilin bulunmadığı gibi 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Yasanın 1/1-4- maddesinde; her yıl Temmuz ayının biri ile yirmisi arasında mali tatil uygulanacağı ve mali tatil süresi içinde inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının istenemeyeceğinin hükme bağlanması karşısında, ilk derece Mahkemesince mahkûmiyet kararına esas alınan ibraza dair 18.07.2013 tarihli tebliğ işleminin mali tatile denk gelmesi nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurlarının da oluşmadığı, bu nedenlerle "şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki ceza hukukunun genel prensibi ile yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması nazara alınarak İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1/1-4 maddesine göre; her yıl Temmuz ayının biri ile yirmisi arasında mali tatil uygulanacağı ve mali tatil süresi içinde inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının istenemeyeceğinin hükme bağlanması karşısında; mahkumiyet hükmüne esas alınan 18.07.2013 tarihli isteme yazısının mali tatile denk gelmesi nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanık hakkında derhal beraat kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2751, K. 2025/6826, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2751-e-2025-6826-k-268a7c42ab04