Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3560 E. 2024/8075 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3560
- Karar No
- 2024/8075
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/486 Esas, 2024/856 Karar SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-2-3, 58.maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; olay günü havaya silahla ateş etmesinden dolayı olay yerine gelen emniyet görevlilerince sağlık raporu alındığında kanında alkol çıktığını, olay günü alkollü vaziyette trafiğe çıkmadığını suçu işlemediğinden beraat kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde yukarıda sanığın alınan kati raporunda 3,04 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın savunmaları ile tanık ...'ın beyanları ile olay gününe ait görüntü inceleme tutanağında sanığın aracın sürücü koltuğunda olduğunun anlaşıldığı, alkol ölçümü sonucunda tespit edilen alkol miktarı da dikkate alındığında sanığın mahkememizde değişen savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek; sanığın alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kolluk tarafından düzenlenen olaya dair tutanak, kamera görüntüleri ve görüntülerin çözümüne dair tutanak birlikte değerlendirildiğinde sanığın sevk ve idaresindeki araçla gece saatlerinde Ertuğrul Gazi Caddesi üzerinden gelerek belediye ön otopark girişine yakın park ettiği ve havaya silahla ateş atması üzerine kolluk tarafından müdahale edildiği, sanığın hal ve hareketlerinden alkollü olduğunun görülerek yaptırılan alkol tespitinde 304 promil düzeyde alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasında alkollü olduğunu ve o şekildeyken araç kullandığını kabul etmesine karşın yargılama aşamasında tespiti yapılan maddi bulgulara aykırı bir şekilde inkara yöneldiği savunmasına itibar edilmeyerek, olay tarihinde 304 promil düzeyde alkollü olmasına rağmen trafiğe çıkarak araç sevk ve idare ettiği ve böylelikle atılı TCK'nin 179/3 maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve atılı suçun sabit olması nedeniyle sanığın, promil düzeyide gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bilecik 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.