Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2958 E. 2025/6757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2958
- Karar No
- 2025/6757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/121 E. 2023/301 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Karaburun Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2012/143E. - 2014/17 K. sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine;
Dairemizin 08.03.2018 tarihli ve 2016/486Esas,2018/2611 Karar sayılı ilamıyla; "... Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07/05/1992 tarih ve 3683 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanı içerisindeki taşınmazın kendisine ait bağımsız bölümünde izin almaksızın, ruhsata esas projesinde çiçeklik olarak görünen yerin 1.10 x 1.15 metre ebadındaki kısmını tamamen tuğla duvar ile kapattığının, arka cephede, 4.80 x 2.00 metre ebadında, üstü kiremit kaplı, bitmiş, kullanılır durumda ahşap sundurma inşa ettiğinin iddia olunduğu, Karaburun Belediye Başkanlığınca düzenlenen 01/05/2000 tarihli tutanak ile 02/05/2000 tarihli hoparlör ilan zabıt varakasından, bölge tescilinin mahallinde mutat vasıtalarla duyurulmuş olduğunun anlaşıldığı, kolluk kuvvetlerince tanzim edilen 27/08/2012 tarihli tutanakta da, sanığa ait bağımsız bölümün bulunduğu sitede yapılan araştırmada, suça konu taşınmazın sit alanı içerisinde kaldığının çevrede oturan şahıslar tarafından bilindiğinin, site sakinlerinin, yaklaşık 12 yıl kadar önce siteye taşınırken bölgenin sit alanı olduğunu öğrendiklerinin belirtildiği anlaşılmakla; olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının, bu çerçevede, çiçekliği tuğla duvar ile kapatma ve ahşap sundurma inşa etme fiillerinin ruhsat alınarak yapılması gereken müdahaleler olup olmadığının, yapılış zamanlarının, sözü edilen müdahalelerin halen yerinde mevcut bulunup bulunmadığının, ruhsata esas projeye uygunluğun sağlanıp sağlanmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi, , " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece; olağanüstü zamanaşımı olan 12 yıl dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; "sanık hakkındaki yargılamaya konu suçun olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, dosya incelendiğinde eylem tarihinin 2011 yılı olduğu, 5237 sayılı yasaya göre belirlenen olağan zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süre ve olağanüstü zamanaşımı olan 12 yıl dava zamanaşımı süresinin dolduğu, sanığın üzerine atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin geçtiği ve bu nedenle kovuşturma imkanının olmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle sanık hakkında açılan davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemenin dava zamanaşımının dolmuş olduğuna ilişkin hükmünde, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2025 tarihinde karar verildi.