Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2862 E. 2025/3690 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükunu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2862
- Karar No
- 2025/3690
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükunu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişilerin huzur ve sükunu bozma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan hükmedilen mahkumiyete ilişkin kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan TCK'nın 66/1-e, CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; CMK 223/8 uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece sanık hakkında 09.02.2026 tarihli karar ile kişileirn huzur ve sükunu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, sanığın temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası mahkemece 20.02.2024 tarihli oturumda sanığa atılı suç bakımından olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak düzenlediği, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMK 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
2. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.02.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, bu tarihten karar tarihine kadar zamanaşımını kesen başka bir işlemin bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemenin zamanaşımı nedeniyle düşme kararında isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2025 tarihinde karar verildi.