Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1744 E. 2025/7811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1744
Karar No
2025/7811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/789 E. 2023/3988 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarih, 2022/690 Esas, 2022/1430 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ( kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak ), 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

2. Hükmün katılan kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak 05.12.2023 tarih, 2023/789 Esas, 2023/3988 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis ve 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.03.2024 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, define bulmak için kazı yapmadıklarına, çıkan eserin tarihi eser olduğunu bilmediklerine, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamının incelenmesine göre, dosyada mevcut tutanak, fotoğraf ve bilirkişi rapor içerikleri ile sanık savunmaları uyarınca, sanıkların annelerine ait olan ve uzun süredir kullanılmayan iddia konusu taşınmazda, mevcut eski binanın hem iç hem de dış kısmında binanın temeline zarar verecek şekilde birden fazla noktada kazılara yapılmış olduğu, harap durumda olan ve kullanılmadığı anlaşılan evde birden fazla alanda oldukça büyük kazılar yapılması ve sonradan da yapılan kazı çukurunun tekrar doldurulmasının sanıklarının tuvalet ve banyo yapmak için kazdıklarına yönelik savunmaları ile uyumlu bulunmadığı, ayrıca söz konusu evin sınırları dışında olan bahçede de 0. 90... .20 metre ölçülerinde başka bir kazı alanının daha bulunduğu, ancak sanıkların savunmasının aksine mevcut ağaçlar ile dikileceği belirtilen ağaç fidanları bakımından söz konusu çukurların kazılma şekilleri ve kazıların yapıldığı bölgeler dikkate alındığında sanıkların ağaç dikmek için kazı yaptıklarına yönelik savunmalarının mevcut duruma elverişli olmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca sit kapsamında bulunmayan taşınmazda sanıkların yaptığı kazı alanında ve yüzeyde kültür varlığına rastlanılmadığı, bu şekilde sanıkların sit alanında bulunmayan taşınmazda kültür varlığı bulmak amacıyla kazı çukurları açtıklarının sabit olduğu somut olayda, sanıkların sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, birden fazla alanda kazı yapılmış olması ve kazılan alanların genişliği ile orantılı olarak TCK'nın 3/1 ve 61. maddeleri gereğince temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1744, K. 2025/7811, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1744-e-2025-7811-k-9630eba86b2b