Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/127 E. 2024/2689 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/127
Karar No
2024/2689
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2023/270 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereği tazminat DAVATARİHİ : 09.12.2009 HÜKÜM : Davanın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız fazladan tutukluluk nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin bozma ilamına uyularak davanın reddine ilişkin kararının, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacıya ceza yargılaması esnasında yasalara ve diğer hukuk kurallarına uygun şekilde gerçekleştiğini, davalıya kusur izafe edilse bile hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, faizin hatalı belirlendiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/337 Esas, 2009/113 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının teşekkül halinde uyuşturucu madde nakli ve ticareti yapma suçundan 03.02.2000 – 02.05.2002 tarihleri arasında 819 gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20 TL adli para cezasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, bu hükmün 20.04.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde denetime uygun davrandığından 26.03.2021 tarihinde düşme kararı verildiği kararın 29.04.2021 tarihinde kesinleştiği ve davanın 466 sayılı Kanunda belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, 5271 sayılı Kanunun 231/8. Maddesinde düzenlenen deneme süresinin bitiminde açılan bir dava olmadığından 5271 sayılı Kanunun 142. maddesi gereğince tazminat istemenin yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2023 tarihli kararıyla; "..davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 3 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, infaz edilen sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğunun tespiti halinde davacının cezaevinde fazladan kaldığı süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise infaz edilen süre boyunca maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı olması,..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1.271,78" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "10.000,00’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2.Hükmedilen tazminatlara davacının fazladan tutukluluk başlangıç tarihi olan 24.08.2001 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken gözaltı tarihinden faiz uygulanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "10.000,00 TL" ibaresinin, "1.271,78 TL" ibaresi ile değiştirilmesi, hükmün birinci bendinde yer alan "03.02.2000" tarihi yerine "24.08.2001" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/127, K. 2024/2689, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-127-e-2024-2689-k-0dc371853fc9