Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1250 E. 2024/3034 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1250
Karar No
2024/3034
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/713 E., 2023/2121 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/943 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/713 Esas, 2023/2121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 303 ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yerine; "1-Sanık hakkında 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına," , ibarelerinin yazılması, suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; beraat kararının kaldırılarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR ... ili, Merkez ilçe, Kırtepe Mahallesi, Koruma Amaçlı İmar Planı sınırları içerisinde ve Kentsel Sit Alanı sınırları dışında, tescilli taşınmaz koruma alanında kalan, özel mülkiyete ait, 160 ada, 11 parselde kayıtlı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığının 20.10.1979 tarih ve A-1819 sayılı kararıyla "korunması gerekli eski eser" olarak tescil edilen dava konusu yapıya ilişkin sanık tarafından satış işlemi gerçekleştirilmek istenmesi üzerine taşınmaza ilişkin harç muafiyeti uygulanıp uygulanmayacağının tespiti amacıyla kurumlararası yazışmalar yapıldığı, bu esnada Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca 04.10.2021 tarihinde yerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 1994 yılındaki yapıyla aynı olmadığı ve yeni yapı yapıldığının tespit edildiği, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 03.12.2021 tarih ve 15331 sayılı yazısı ekinde yer alan tutanakta; Belediye tarafından 1994 yılında var olan yapının yıkımına ilişkin herhangi bir izin olmadığının ve mevcut yapının ruhsatı bulunmadığının belirtilmesi üzerine Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 3.12.2021 tarih ve 7199 sayılı kurul kararı ile suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, yürütülen soruşturma işlemleri neticesinde sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamaya konu taşınmazı 31.05.1994 yılında satın aldığını, tarihi eser olduğunu bilmediğini, aldığı zamanda da mevcut binanın yapılmış olduğunu beyanla suçlamayı kabul etmediği, dosya arasında bulunan 31.05.1994 tarihli satış sözleşmesi içeriğinde dava konusu taşınmazda yapılacak olan tamir ve tadilat işlerinden (boya, badana, seramik kaplama gibi) satışı gerçekleştiren dava dışı ... tarafından yapılacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Taşınmaza ait tapu kaydında 13.04.1982 tarihli "eski eserdir" şerhinin yer aldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan taşınmaza ait yeniden yapılanma başvuru evrakları ile kurul kararları incelendiğinde; 1994 yılında dava dışı ... ile Aydemir Bayraktarın taşınmaz üzerinde inşaat yapmak amacıyla başvuruda bulundukları, 18.03.1994 tarihli müze müdürü raporuna göre yapının harap durumda olduğu ve yapının yıkılarak mimari proje doğrultusunda yeni yapı yapılmak istendiğinin belirtildiği, bahse konu parseldeki mevcut yapının yıkılarak yerine yeni yapı yapılması talebinin Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 13.05.1994 tarih ve 3488 sayılı kararıyla olumsuz olarak değerlendirildiği ve yeniden hazırlanacak projenin değerlendirilmek üzere sunulmasını belirttiği, hazırlanan yeni projenin Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğüne iletildiği ancak Müdürlükçe bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece 07.12.2022 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 26.12.2022 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre; söz konusu yapının iç duvarlarının kara sıva olduğu, pencere ve kapıların ahşap oluşu kullanılan malzemelerin kullanım zamanları 90 lı yıllar olduğunu ve de fiziki olarak yıpranması göz önüne alındığında binanın 25-30 yıllık olduğunun, dosya içerisindeki evraklar incelendiğinde ilgili yapının 1994-1995 yılları arasında yapıldığının, ancak istenildiği gibi yıkılan yapıyla aynı özellik ve görünüşte yapılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece icra edilen keşif sırasında dinlenen tanıkların beyanlarında sanığın dava konusu binayı satın aldığında binanın kaba inşaat halinde olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamında mevcut 26.12.2022 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dosya içerisindeki resmi yazışmalar da dikkate alınarak suç tarihinin "1994-1995 yılları arası" olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1994 ila 1995 yıllarından itibaren 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK’nın 66. ve 67. maddeleri uyarınca yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde hüküm tesisi yerinde görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1250, K. 2024/3034, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1250-e-2024-3034-k-ebbf37ed4b9d