Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1248 E. 2025/5546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1248
- Karar No
- 2025/5546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1177 E., 2023/662 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, davacının iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğuna, bu bakımdan değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/471 Esas – 2011/416 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, tazminat davasına dayanak teşkil eden davacıya ait ... plakalı araçta yapılan aramada 9.500 paket kaçak sigara ele geçirildiği, araca el konulduğu, aracı kullanan sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda dosya dışı sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, suçta kullanılan aracın ise müsaderesine karar verildiği, ancak sanığın denetim süresi içinde suç işlemesinden ötürü dosyasına ihbarda bulunulduğu, yeniden yargılama neticesinde Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1795 Esas - 2020/885 Karar sayılı kararı ile kesinleştirme işleminin hatalı yapıldığından bahisle denetim süresinin işlemeye başlamadığı bu itibarla denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesinden söz edilemeyeceği anlaşılarak daha önce geri bırakılan Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/471 Esas – 2011/416 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kamu davasının zaman aşımı nedeniyle düşmesine ve dava konusu aracın müsaderesine yer olmadığına, daha önce müsadere kararı verildiğinden araç müsadere edilmişse karar kesinleştiğinde araç bedelinin sahibine ödenmesine karar verildiği, anılan kararların 08.09.2021 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, ancak tazminat davasına konu talebin araç maliki davacı ile dosya dışı sanık arasında genel hükümlere göre açılacak tazminat davasına konu edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce yapılan incelemede, tazminata esas ceza dosyasında tazminata konu aracın dosya dışı sanık ...'a ait olduğunun belirlendiği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/8539 soruşturma sayılı dosyasında dosya dışı ...'ın şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde “ aracın kendisine ait olup C2 belgesi için şirket adına kaydettirdiği, araca özel bölmeyi kendisinin yaptırdığı, suça konu sigaraları tanımadığı kişilerden faturasız satın aldığı...” şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında, davaya konu aracın dosya dışı sanığa ait olup, fiilen malik sıfatıyla ... tarafından kullanılması nedeniyle davacının zararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.