Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6473 E. 2024/2684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6473
- Karar No
- 2024/2684
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/418 E., 2023/7 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 12.02.2016 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin kararının, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulü ile 4.057,74 TL maddi, 8.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminatın eksik olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı hakkında gözaltı ve tutuklu kararının hukuka uygun olduğunu, davacının kusurunun göz önüne alınması gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/279 Esas – 2014/408 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının göçmen kaçakçılığı yapma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 26.11.2010 – 09.06.2011 tarihleri arasında 195 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.03.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 06.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı belirlenerek davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2022 tarihli kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamına göre, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, tazminat davasına konu dayanak kararın, hükümden sonra kesinleşme işlemi yapıldığı görülmekle, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda; davaya dayanak olan İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/279 Esas – 2014/408 Karar sayılı beraat hükmüne dair kesinleşme şerhinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneği dosya içine alınarak, kesinleşme şerhinde belirtilen kesinleşme tarihinin doğru olup olmadığı, beraat hükmünün davacı (sanık) yönünden hangi tarihte kesinleştiği, 12.02.2016 tarihinde açılan tazminat davasının süresinde açılıp açılmadığının tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 4.057,74 TL maddi, 8.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacı lehine 8.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve hükmolunan tazminatlara 30.11.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olmasına karşın, hükmün gerekçe kısmında 10.000,00 TL manevi tazminata ve hükmolunan tazminatlara 30.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması, Hukuka aykırı olup, sair yönleri incelenmeksizin açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.