Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6969 E. 2024/2683 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6969
Karar No
2024/2683
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2309 E., 2021/4047 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 22.05.2019 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Davacı vekili tarafından kanunî süresi içinde 13.12.2021 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, davacı vekilinin 24.04.2024 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine verdiği dilekçe ile temyiz hakkından feragat ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 400.000,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden, 15.000,00 TL vekalet ücreti zararının ödeme tarihinden ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 48.706,18 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminatın fazla olduğundan 21.819,61 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, ihraç tarihinden önceki bedelin istenemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat belirlenirken davacının kusurunun yeterince dikkate alınmadığını, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/101 Esas, 2019/57 Karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016 - 08.01.2018 tarihleri arasında 540 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatına karar verildiği, kararın 21.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 15.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir suçtan mahsup edilmediği, maddi tazminat talepleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının meslekten çıkarıldığı tarih ile ihraç kararının kesinleştiği tarih arası alması gereken maaş miktarı ve ödenmesi gerekip ödenmeyen miktar hesaplanmış ayrıca, ihraç kararının kesinleştiği tarihten sonraki dönem için ise, İstinaf ve Yargıtay kararları nazara alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, davacının, hakkında beraat kararı verilen dosyasında, haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle manevi zarara uğradığı kabul edilerek, davacının zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek, hak ve nesafet kurallarına uygun olacak şekilde, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ile sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından hükmün temyizinden sonra dosyaya sunulan 24.04.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILMASINA YER OLMADIĞINA, davacı vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Hakim iken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 08.01.2018 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, gözaltı tarihinden hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminatın faize ilişkin kısmındaki "18.07.2016" ibaresinin çıkartılarak yerine "15.09.2016 " ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6969, K. 2024/2683, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6969-e-2024-2683-k-5d8e70ef53aa