Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6194 E. 2025/5731 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6194
Karar No
2025/5731
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/339 E. 2023/1114 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli, 2019/1365 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Kararın katılan vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilerek, 11.04.2023 tarihli, 2022/339 E. 2023/1114 K. sayılı kararı ile hüküm kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 70, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 53. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2023 tarih, 2023/82600 nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'in farklı şahıslardan satın almak suretiyle çok sayıda tarihi eser temin ettiği, temin etmiş olduğu tarihi eserlerin satışı için müşteri aradığı ve temin etmiş olduğu tarihi eserleri ikametinde saklayabileceği yönünde 21/10/2019 tarihli kolluk araştırma tutanağı düzenlenip, sanığın adresinde ve müştemilatında Aliağa Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/1259 Değişik İş Sayılı Kararı ile yapılan arama sonucunda farklı ebatlarda üzerinde farklı figür bulunan bronz ve gümüşten yapılmış 450 adet sikke, farklı ebatlarda bronz 10 adet ok ucu ve parçaları, farklı ebatlarda bronz 3 adet yüzük, farklı ebatlarda 7 adet kurşun sapantaşı, farklı ebatlarda 7 adet pişmiş topraktan yapılmış insan tasvirli figürin ve figürin parçaları, farklı ebatlarda 12 adet ağırlık, farklı ebatlarda 5 adet metal obje, pişmiş topraktan yapılmış bir kısmı kırık ve parçası eksik olan kase olmak üzere toplam 496 adet malzemenin bulunarak el konulduğu, eserlerin 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki eserlerden olduğu iddiasıyla 2863 sayılı yasanın 67/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında yapılan bilirkişi incelemesi ile "...496 adet objenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 23 Maddesine göre "Korunması gerekli taşınır kültür varlığıdır" Bahse konu bu objelerin alım satımları, kişisel olarak bulundurmaları ve bulundurdukları yerden çıkarılmaları yasaktır. Bu eserler müzelik değerlerdir dolayısıyla müze müdürlüklerinde korunması gereken kültür varlıklarından olduğu, dava dosyasındaki sikkelerin arasındaki bazı eserlerin son derece nadir bulunan ve nümizmatik bilimi için çok değerli olan eserlerden olduğu, Çünkü bu objelerin o dönemin ekonomisi sosyal ilişkileri ile siyasi gelişmeleri gibi konularda nümizmatik arkeolojik ve eski çağ tarihi açısından çok değerli ve güvenilir bilgiler sunduğu, Sikkelerin en azından bir kısmının ele geçmiş olduğu, kaçakçılar tarafından tahribi ele geçmiş olduğu definelerin kaçakçılar tarafından tahribi arkeolojik anlamda geri getirilmez bir durum olduğu, Bu yüzden dava dosyası kaçak kazı yapılıp yapılmadığı sorgusu ile tekrar değerlendirilmesi gerektiği, Nitekim define olduğunu düşündüğümüz bazı buluntuların kaçak kazı yapılmaksızın bir arada bulunmalarının imkansız olduğu..." şeklinde tespitlere yer verildiği, her ne kadar sanık hakkında 2863 Sayılı Kanun Kapsamında Kültür Varlığı Ticareti suçundan kamu davası açılıp, sanık savunmasında davaya konu eserleri 3 gün önce bulup Müzeye teslim edeceğini savunmuş ise de, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için; gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleştiğine dair savunmanın aksine delil bulunmadığı, sanığın evinde ve müştemilatında yapılan aramada ele geçirilen eserlerin mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilip, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu sayıda ve farklı dönemlere ait farklı nitelikteki eserlerin bir defada bulunmasının mümkün olmadığı kabul edilerek, ne şekilde temin edildiği tam olarak belirlenemeyen davaya konu eserler yönünden sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “Kültür Varlığını Bulundurma” suçu kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle sanığın 70. Madde gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6194, K. 2025/5731, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6194-e-2025-5731-k-a22b78868907