Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/52 E. 2024/6582 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/52
Karar No
2024/6582
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E. 2022/657 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2014 tarih, 2013/418 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Dairemizin 17/11/2016 tarih, 2015/4122 Esas, 2016/12817 Karar nolu bozma ilamında, " a- Sanığın, kentsel sit alanı içerisinde yer alan, maliki olduğu tescilli taşınmazda, Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 22/10/2010 tarih ve 2825 sayılı kararı ile onaylı projesine aykırı olarak esaslı onarım yaptırdığının iddia edilmesi karşısında; suça konu taşınmazın tapu kaydı ile Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nde ve Ordu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nde mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar getirtilip, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınarak olay yerinde keşif yapılması, soruşturma aşamasında tespit edilen proje dışı uygulamalar yerinde görülerek, niteliklerinin (basit - esaslı), tescilli kültür varlığında zarar oluşumuna sebebiyet verilip verilmediğinin, varlığın özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin, tescilli binanın mevcut halinin, onaylı projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece, suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraate dair hüküm tesisi kanuna aykırı, b- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2013” şeklinde gösterilmesi, İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2019 tarih, 2017/75 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 4. Dairemizin 04/02/2021 tarih, 2019/10819 Esas, 2021/1149 Karar sayılı bozma ilamında; "Dairemizin 17/11/2016 tarih, 2015/4122 E, 2016/12817 K nolu bozma ilamının, 2-a nolu bendinde; “... olay yerinde keşif yapılması, soruşturma aşamasında tespit edilen proje dışı uygulamalar yerinde görülerek, niteliklerinin (basit - esaslı), tescilli kültür varlığında zarar oluşumuna sebebiyet verilip verilmediğinin, varlığın özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin, tescilli binanın mevcut halinin, onaylı projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece, suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği ” hususlarının belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak mahallinde keşif icra edildiği, 29/05/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunun incelenmesinde, dava konusu binanın, banyo çatı kısmının ruhsata esas projeye uygun hale getirildiğinin belirtildiği ve mahkemece de bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla; Dairemizin yukarıda izah edilen önceki bozma ilamında, soruşturma aşamasında tespit edilen projeye aykırı tüm uygulamaları kapsar ve yine bozma ilamında belirtilen tüm hususları irdeler biçimde bilirkişi raporu aldırılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği belirtilmesine rağmen, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda irdelenen tek eylemin dava konusu yapının banyo çatı kısmı olduğu, CMK’nın 63/1. maddesi gereğince; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceği, ancak, mahkemenin, bilirkişi raporunun içeriğini, dosya kapsamına uygun hazırlanıp hazırlanmadığını denetleme yükümlülüğü bulunduğunun açık olduğu gözetilmeksizin, mahkemece, dava konusu eylemlerin yalnızca birine ilişkin olarak, bozma ilamı gereklerini karşılamayan eksik ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5.Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2022 tarih, 2021/205 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, sanık müdafinin itirazı üzerine Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarih, 2022/127 Değişik iş nolu kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 6. Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarih, 2022/282 Esas, 2022/657 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.12.2022 tarihli, 2022/142727 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin gözetilmediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında iddia olunan suçun 2863 sayılı yasanın 65/b maddesinde düzenlenmiş olduğu, suçun cezasının üst sınırı itibarıyla 8 yıllık olağan dava zaman aşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 29.01.2013 tarihi olduğu, zamanaşımı süresini kesen iddianame düzenleme tarihinin 12.09.2013 tarihi, Mahkemenin iddianamenin kabul tarihinin ise 17.09.2013 tarihi olduğu, iddianamenin kabul edilmesi ile TCK 67/2-c maddesi gereğince zamanaşımı süresinin kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, yargılamaya devam edilerek sanığın savunmasının alındığı ve sanık hakkında beraat kararı verildiği, ancak beraat kararlarının zamanaşımı süresini kesen nedenler arasına olmadığı, dolayısı ile iddianamenin düzenlendiği 12.09.2013 tarihinden itibaren geçen 8 yıllık süre sonunda 12.09.2021 tarihinde dava zamanaşımı süresinin dolduğunun gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Her ne kadar mahkemece, iddianamenin kabulüne ilişkin tarihin zamanaşımını kesen son işlem olarak kabulü isabetsiz ise de; zamanaşımını kesen son işlemin 05.05.2014 tarihli savunma olduğu, bu tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu nazara alındığında; netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde hüküm tesisi yerinde görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/52, K. 2024/6582, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-52-e-2024-6582-k-3e73bf9597e2