Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3964 E. 2025/3055 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3964
Karar No
2025/3055
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/514 E. 2022/650 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 tarih, 2007/204 esas, 2010/244 karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 19/09/2013 tarih, 2012/33650 Esas, 2013/20813 Karar sayılı bozma ilamında; " Sanık ... hakkında, sanık ...'nin, elinde bulunan kültür varlığı heykel ile beklerken kolluk kuvvetlerince yakalandığı yerin, sanık ...'e ait kum-çakıl-... deposu olduğu, yine sanık ... Cumhuriyet savcılığında müdafii huzuru ile yaptığı savunmada, sözü edilen heykeli vereceği Mesut isimli şahsın sanık ...'i tanıdığını ve heykel alış verişi ile ilgili yaşadıkları aksaklık sonrasında Mesut'un sanık ...'in yanına gittiğini beyan ettiği, olay yerinde sanık ...'nin yakalanmasının akabinde sanık ...'in kendisine ait araç ile belirtilen mevkiye doğru gelmekte iken, kolluk kuvvetlerini görünce hızla kaçarak uzaklaşmaya çalıştığı ve yapılan takip sonucunda yakalanabildiği, diğer yandan, adı geçen sanığın yanında çalışan tanık ...'in, ihbara konu edilen sanık ...'e ait aracı olay günü hangi zaman diliminde ne sebeple kullandığı ve sonrasında neler yaşandığı hususunda çelişkili beyanlarda bulunduğu, bununla birlikte tutanak tanığı ... , sanık ...'nin kendilerine, heykeli almaya gelecek olan şahsı tanımadığını, onunla ... Beldesi girişinde buluşacağını, bu arada sanık ...'in araç ile ... ve ... Beldesi arasında gözcülük yaptığını söylediğini beyan ettiği, bu çerçevede tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanık ...'in, gerek kendisine ait iş yerini suça konu heykelin satışa sunulacağı veya verileceği mekan olarak sanık ...'ye tahsis etmek, gerekse aracı ile sözü edilen yeri kontrol altında bulundurarak adı geçen diğer sanığa gözcülük yapmak suretiyle “kültür varlığı ticaretine aykırılık” eylemine “yardım eden” sıfatı ile iştirak ettiği, ancak, kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilen müdahale nedeniyle eylemin tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile atılı suçtan sanık ...'in beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamı üzerine sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 39, 35, 62/1, 50/1-a, 52/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri uyarınca 5208 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2013/251 Esas, 2015/901 Karar sayılı ilamının 25.01.2016 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 28.09.2020 tarihinde alenen hakaret suçunu işlediği ve Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 29.06.2022 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alındığı anlaşılmış olup, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarih, 2022/514 Esas, 2022/650 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.04.2023 tarihli, 2023/19574 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suç tarihinin 31/05/2007 olması karşısında mevcut dosyada sanığın üzerine atılı izinsiz kazı yapma suçunu işlediği tarih üzerinden geçen süre nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde 8 yıl dava zamanaşımı süresinin belirlendiği, zamanaşımı süresinin de en fazla yarısına kadar uzayacağının hüküm altına alındığı, sanık ... ...'in kaçak kazı yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 241/1 maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de TCK'nın 66 ve 67. maddesine göre olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımına tabidir. Her ne kadar mahkemece karar tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile duran zamanaşımı süresi hesaba katıldığında, mahkemenin karar tarihi itibariyle, suç tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak zamanaşımını kesen işlem olan 18.07.2007 tarihli savunmadan itibaren durma süresi de hesaba katıldığında mahkemenin karar tarihi itibariyle olağan zamanaşımı süresinin olduğu, netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde hüküm tesisi yerinde görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3964, K. 2025/3055, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3964-e-2025-3055-k-6181d6f736ab