Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/392 E. 2025/1541 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/392
- Karar No
- 2025/1541
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/415 E., 2022/148 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarih, 2014/644 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/11/2019 tarih, 2019/31206 Esas, 2019/13620 Karar sayılı bozma ilamında;" Yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan inşaat mühendisi,orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarında suça konu yerin ... Mevkii, ... Mahallesi, 428 ada 1 Nolu orman parseli I. derece doğal sit alanı içinde kaldığının belirtilmesi, iddianamede ise, şüphelinin yapı yaptığı ... Mevkii, ... Mahallesi, 428 ada 1 Nolu yerin orman alanı içinde kaldığının bu nedenle orman alanlarını işgal ve faydalanma suçunu işlediği belirtilmiş olup bu yerin sit alanı olarak belirlenen alanda yer aldığına ve dolayısıyla sanığın ruhsat almaksızın sit alanına müdahalede bulunduğuna ilişkin bir anlatıma yer verilmemiş ve sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, suça konu yerin aynı zamanda doğal sit alanında bulunması ve iddianame içeriğinde buna ilişkin anlatım bulunmaması karşısında, öncelikle Cumhuriyet Başsavcılığına dava açılması hususunda ihbarda bulunulması, dava açılması halinde halinde her iki davanın birleştirilerek fiziki müdahalenin yapıldığı yer ve tarih ile işgal ve faydalanmanın sürdürüldüğü yerler ile tarihlerin örtüşüp örtüşmediği, dolayısıyla TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima koşullarının oluşup oluşmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası Pazar( Rize) Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarih, 2020/152 nolu iddianamesi ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılıp Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/49 Esasına kaydedilen kamu davası ile, Pazar( Rize) Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2022 tarih, 2022/86 nolu iddianamesi ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılıp Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/43 Esasına kaydedilen kamu davasının eldeki dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. 4. Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarih, 2019/415 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.01.2023 tarih, 2022/75134 sayılı ve bozma görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, iki ayrı suç oluştuğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, Anayasa Mahkemesi'nin 13/10/2012 tarih, 2011/18 Esas ve 2012/53 Karar sayılı kararı ile kişilerin maliki oldukları taşınmazların, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu veya sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiğinin vurgulandığı ve ayrıca suça konu eylemin gerçekleştiği yerin sit alanı olan yerlerden olduğu ve dava konusu yerde yaygın olarak bu alanın sit alanı olduğunun bilindiğinin sabit olduğu, yine suça konu Çamlıhemşi İlçesi ... Mahallesi ... mevkiin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı ile sit alanı olarak belirlendiği ve buna ilişkin ilanların yapıldığı, sanık tarafından sit alanı içerisinde kalan Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi , ... mevkii, 428 ada 1 Nolu kesinleşmiş orman kadastrosu bulunan parselde herhangi bir kurumdan izin almaksızın ilk olarak 30/06/2014 tarihli tutanak uyarınca kısmen bitmiş yapı yaptığı akabinde Yargıtay bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde keşif tarihinde yapının tamamladığının tespit edildiği, her ne kadar sanık hakkında birleştirme talepli 2020/51 soruşturma numaralı dosyadan iddianame düzenlenmişse de; eylemlerin anlatılmadığı ve hukuki kesintinin oluşmadığı, dolayısıyla sanığın ilk tutanaktaki eyleminin hakkında iddianame düzenlenmeden gerçekleştirdiği ve hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda suça konu yapının zemine sabitlendiğinin ve sit alanına müdahale teşkil ettiğinin belirlendiği, sanığın tevilli ikrarı, mahalinde yapılan keşif ve ardından alınan bilirkişi raporları, suça konu alanın sit alanı olarak ilan edildiğine dair gerekli bildirimlerin yapılmış olması ve ayrıca bölgenin sit alanı içerisinde kaldığının yörede yaygın olarak bilindiğinin kabulü ile sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kültür ve Tabit Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/1. maddesinde belirtilen suçun maddi ve manevi unsurlarını inşai ve fiziki müdahale yapmak suretiyle yerine getirerek üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR "30/06/2014- 08/05/2015" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında eksik gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 30.06.2014 tarihli orman memurları tarafından düzenlenen suç tutanağı ile; Ayder yaylasında, 2 adet bina inşa edilmekte olduğu ve binaların tamamen bitirilmemiş olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılıktan asıl dosya iddianamesinin düzenlendiği, asıl dava yargılamasında 08.05.2015 tarihinde icra edilen keşifte, dava konusu yerin 1. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı, 1 adet 2 katlı ahşap yapı bulunduğu ve yapının tamamlanmış halde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporuna ekli fotoğraftan da; yapının tamamlanmış, perdeleri takılı, kullanılır halde olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla sanığın 30.06.2014 tarihli tespitten sonra eylemine devam ettiğinin sabit olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrası sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan ayrı ayrı 31.01.2020 tarihli iddianame ve 21.01.2022 tarihli iddianame ile kamu davaları açılarak asıl dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, 30.06.2014 tarihinde inşaat halinde olan binanın yapımına devam edilerek 08.05.2015 tarihinde tamamlanmış halde olması nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan her iki iddianame tarihinden önce de eyleme devam edilerek yapının tamamlandığı anlaşıldığından sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılan dosya kapsamında, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.