Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3787 E. 2025/2771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3787
Karar No
2025/2771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/410 E. 2023/28 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarih, 2014/44 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/d, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 17/11/2022 tarih, 2018/4037 Esas, 2022/8694 Karar sayılı bozma ilamında; "Kentsel sit alanı içerisindeki, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli 159 ada 5 parsel nolu taşınmazda izinsiz müdahalelerde bulunduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın savunmasında, dava konusu yerin atalarından kaldığını, evin daha önce 159 ada 4 parselde olduğunu, sonrasında evi ikiye böldüklerini ve 5 parselin kendisi adına kaydedildiğini, evin tahtaları çürüdüğünden ve tuvalet, banyosu olmadığından İbradi Kaymakamlığına başvurduğunu, Kaymakamlığın da inşaat malzemelerini aldığını ve ustaları tutarak evin ön tarafına banyo, tuvalet ile üst katına balkon ve merdiven boşluğu yaptırdığını, dava konusu yerin tescilli olduğunu ve izin alması gerektiğini bilmediğini, öyle olsa idi Kaymakamlığın izin vermeyeceğini beyan ettiği, mahkemece sanığın başvurusu olup olmadığının araştırıldığı, İbradı Kaymakamlığının cevabi yazısında, sanığın 159 ada 5 parsel için 20/07/2010 tarihinde barınma yardımı talep ettiğini, 30/07/2010 tarih 09 nolu Vakıf Mütevelli Heyeti kararı ile talebinin uygun bulunduğunu, evinin tamir, bakım ve onarımı için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü tarafından 7500 TL tahsis edildiğini ve 7483 TL tutarındaki malzemelerin ... Ticaret ...’a teslim edildiğini belirttikleri, yazı ekindeki faturanın incelenmesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü tarafından tuğla, çimento, kiremit vb olmak üzere 7483 TL lik malzeme için ... Ticaret’e 02/08/2011 tarihinde ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Tanık ...’ın beyanında, yaklaşık 4-5 yıl önce Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfının talebi doğrultusunda Vakıfa yaklaşık 7.500 TL civarında tutan malzeme verdiğini, ücretini vakfın ödediğini, esnaflık yaptığını, nalbur dükkanı olduğu için Sosyal Yardımlaşma Vakfının kendilerine başvurduğunu ve kendilerinin de istedikleri meblağda malzeme verdiklerini belirttiği, tanık ...’ın beyanında; yaklaşık 3 yıl önce İbradı Kaymakamlığı tarafından sanık ...'ın suça konu evinde tespit yapmak amacıyla görevlendirildiğini, gittiğinde evde sinek ve rahatsız edici kokular olduğunu, kendisinin de raporunda evin tamire ihtiyacının olduğunu, bu kokuların giderilmesi gerektiğini belirttiğini ve Kaymakam ...'ın talimatıyla sanık ...'ın evinden koku gelen yerleri tamir ettiğini, yaptığı tamiratın mevzuaata uygun olup olmadığını bilmediğini, Hilmi'nin evinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olup olmadığını bilmediğini belirttiği dosya kapsamında, sanığın içerisinde bulunduğu zor durum ve maddi imkansızlıklar nedeniyle Kaymakamlıktan evin tamir, bakım ve onarımı için yardım talebinde bulunmak suretiyle evinin tamiratını yaptırması nedeniyle suç kastının bulunmadığı anlaşılmakla, manevi unsuru oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarih, 2022/410 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 15.04.2023 tarih, 2023/23907 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçunun sabit olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, kentsel sit alanı içerisindeki, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli 159 ada 5 parsel nolu taşınmazda izinsiz müdahalelerde bulunduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın savunmasında, dava konusu yerin atalarından kaldığını, evin daha önce 159 ada 4 parselde olduğunu, sonrasında evi ikiye böldüklerini ve 5 parselin kendisi adına kaydedildiğini, evin tahtaları çürüdüğünden ve tuvalet, banyosu olmadığından İbradi Kaymakamlığına başvurduğunu, Kaymakamlığın da inşaat malzemelerini aldığını ve ustaları tutarak evin ön tarafına banyo, tuvalet ile üst katına balkon ve merdiven boşluğu yaptırdığını, dava konusu yerin tescilli olduğunu ve izin alması gerektiğini bilmediğini, öyle olsa idi Kaymakamlığın izin vermeyeceğini beyan ettiği, mahkemece sanığın başvurusu olup olmadığının araştırıldığı, İbradı Kaymakamlığının cevabi yazısında, sanığın 159 ada 5 parsel için 20/07/2010 tarihinde barınma yardımı talep ettiğini, 30/07/2010 tarih 09 nolu Vakıf Mütevelli Heyeti kararı ile talebinin uygun bulunduğunu, evinin tamir, bakım ve onarımı için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü tarafından 7500 TL tahsis edildiğini ve 7483 TL tutarındaki malzemelerin ... Ticaret ...’a teslim edildiğini belirttikleri, yazı ekindeki faturanın incelenmesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü tarafından tuğla, çimento, kiremit vb olmak üzere 7483 TL lik malzeme için ... Ticaret’e 02/08/2011 tarihinde ödeme yapıldığının anlaşıldığı, tanık ...’ın beyanında, yaklaşık 4-5 yıl önce Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfının talebi doğrultusunda Vakıfa yaklaşık 7.500 TL civarında tutan malzeme verdiğini, ücretini vakfın ödediğini, esnaflık yaptığını, nalbur dükkanı olduğu için Sosyal Yardımlaşma Vakfının kendilerine başvurduğunu ve kendilerinin de istedikleri meblağda malzeme verdiklerini belirttiği, tanık ...’ın beyanında; yaklaşık 3 yıl önce İbradı Kaymakamlığı tarafından sanık ...'ın suça konu evinde tespit yapmak amacıyla görevlendirildiğini, gittiğinde evde sinek ve rahatsız edici kokular olduğunu, kendisinin de raporunda evin tamire ihtiyacının olduğunu, bu kokuların giderilmesi gerektiğini belirttiğini ve Kaymakam ...'ın talimatıyla sanık ...'ın evinden koku gelen yerleri tamir ettiğini, yaptığı tamiratın mevzuaata uygun olup olmadığını bilmediğini, Hilmi'nin evinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olup olmadığını bilmediğini belirttiği dosya kapsamında, sanığın içerisinde bulunduğu zor durum ve maddi imkansızlıklar nedeniyle Kaymakamlıktan evin tamir, bakım ve onarımı için yardım talebinde bulunmak suretiyle evinin tamiratını yaptırması nedeniyle suç kastının bulunmadığı gerekçesiyle, manevi unsuru oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3787, K. 2025/2771, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3787-e-2025-2771-k-a2593630f043