Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3766 E. 2023/5289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3766
- Karar No
- 2023/5289
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesi gereğince 2000 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir 40.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 29.06.2022 tarihli ve 2020/6897 Esas, 2022/5258 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama usulünün uygulanması yönünde değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.İzmir 40.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/676 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin üçüncü bendinin son fıkrası gereğince 1500 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.04.2023 tarihli ve 2023/21257 sayılı, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; Yüklenen suçu işlemediğine vs nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halindeyken trafik polislerince durdurulduğu, yapılan alkol kontrolünde 2,00 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, üzerine atılı suçun sabit olduğu, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. 2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Dairemizin bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında isnat edilen suçun cezasının üst sınırı bakımından basit yargılama usulüne tabi olması ve bu hususta bir değerlendirme yapma zorunluluğu hasıl olduğundan, mahkemece tensiben basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği halde 5271 sayılı Yasa'nın 251 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanması aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; 1.Suçun Oluşmadığı Yönünden; Sanık idaresindeki araçla seyir halinde iken trafik ekiplerince yapılan alkol muayenesinde 2,00 promil alkollü olduğu tespit edilmiş olup sanığın yüklenen suçu işlemediğine ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Diğer Sebepler Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sair temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/74 Esas, 2023/298 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.