Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3228 E. 2025/3679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3228
Karar No
2025/3679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1948 E. - 2022/2713 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suç yönünden mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesi yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerköy Sulh Ceza Hakimliğinin 30.10.2019 tarih ve 2019/406 Değişik iş sayılı kararına istinaden durdurulan ve sürücülüğünü sanık ...'ın yaptığı, içerisinde temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın da bulunduğu araçta yapılan aramada 18 adet eserin ele geçirildiği, sanık ...'in savunmasında olay günü sanık ... ile birlikte araçla bir cenazeye gittiklerini, sanık ...'in Yozgat'a gideceğini söyleyip kendisini de götürmelerini istemesi üzerine araca onu da aldıklarını, eserlerden haberinin olduğunu, sanık ...'in kendisine eserleri müzeye götüreceğini söylediğini beyan ettiği, sanık ...'in savunmasında, olaydan bir gün önce evine giderken yolda ayağına bir poşet takıldığını, içindekileri süs eşyası zannedip eve götürdüğünü, ertesi gün diğer sanıklarla çay içerken eserleri bulduğunu ve müzeye götüreceğini söylediğini, hep birlikte Saray Köyü'ne cenazeye gittikleri sırada eserleri araca koyduğunu, polisler tarafından yapılan aramada eserlerin ele geçirildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Sanıkların beyanlarının suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, bildirime tabi tarihi eserleri bildirmeyerek haber verme yükümlülüğünü ihlal ettikleri " kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "Aynı olay nedeniyle yargılanan ve suça konu eşyayı olaydan bir gün önce bulduğunu savunan sanık ...'in savunmasına göre ve sanığın benzer yöndeki savunmasının aksine, suça konu eşyanın 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde yazılı olduğu üzere üç günden daha eski bir zamanda bulunduğuna ve yine sanığın diğer sanık ...'in eylemine iştirak iradesi ile hareket ettiğine ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delillerin elde edilemediği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikâme etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, yüklenen suçu işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yerköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3228, K. 2025/3679, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3228-e-2025-3679-k-38426dda1a80