Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2725 E. 2025/3787 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2725
- Karar No
- 2025/3787
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2076 E., 2022/1862 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134/2, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak; "...atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu, ancak bu aykırılığın daha fazla inceleme ve araştırmayı gerektirmediği 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin yollamasıyla 303/1-a maddesindeki yetkiye dayanılarak ilk derece mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın karar verilebileceği anlaşılmakla; ...Sanığın üzerine atılı özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında soruşturma evresinde şikayetten vazgeçmenin geçerli olup olmadığı, sanık hakkında bu suçtan düşme kararı verilip verilmeyeceği, uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının değerlendirilmesi gerektiği halde, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, anılan hukuka aykırılığın düzeltilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılan ile birlikte oldukları dönemde çekmiş olduğu katılanın göğüs dekoltesi olan kıyafeti olan görüntüsünü ayrılmaları sonrası eskort sitesine katılanın yüzünün görünmeyeceği şekilde emoji koyarak ve açıklama kısmına eskort olduğu iması ile telefon numarasını paylaşım yapıldığının anlaşıldığı olayda sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın eyleminin katılanın kimliğinin fotoğraftan anlaşılamaması nedeniyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmadığı, sanığın katılana ait telefon numarasını paylaşması eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün esastan reddine karar verilerek keşinleştiği, sanığın 5237 sayılı Kanunun 134/2. maddesi uyarınca üzerine atılı suç yönünden 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesindeki "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığa isnat edilen ve 5237 sayılı Kanunun 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olduğu, mağdur ...'nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu 24.06.2019 tarihli dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadığının tespit edildiği, mağdurun açıkça şikayetçi olmadığını beyan etmesine karşın iddianame düzenlenerek ilgili suçun şikayete tabi olmadığının hatalı bir şekilde belirtilerek açılan davada mağdurun kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmesinin geçerli olmadığı, soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı olan suçlarda şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması, sanığın açıkça mağdurun şikayetten vazgeçmesini kabul ettiğinin karşısında sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 139/1, 73/1 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine ve istinaf başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın beraatine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,
Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesi hükmü de nazara alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 134/2, 139/1, 73/1 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.