Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1932 E. 2023/5967 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1932
- Karar No
- 2023/5967
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/478 E., 2015/437 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında hakaret suçundan hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın 21.12.2015 tarihli temyiz dilekçesiyle her iki suçtan verilen mahkumiyet hükümlerini açıkça temyiz ettiği, hakaret suçuna yönelik aynı zamanda mahkemesinden infazın durdurulmasına yönelik talepte bulunduğu ve talebinin ek kararla reddine karar verildiği, temyiz isteminin reddine dair herhangi bir ek karar bulunmadığı anlaşıldığından her iki suç yönünden yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesi, 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ikinci üçüncü fıkraları uyarınca neticeten 6 ay hapis cezası ile cezaladırılmasına, karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2021 tarih, 2016/506640 sayılı tebliğnamesi ile basit yargılama hükümlerinin değerlendirimesi amacıyla kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz itirazı, her iki suçun oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A.Hakaret suçu yönünden; Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A.Hakaret suçu yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.