Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1275 E. 2023/5719 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1275
Karar No
2023/5719
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/633 E., 2021/332 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/111 Esas, 2014/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Mersin (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/111 Esas, 2014/145 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarihli ve 2016/1264 Esas, 2018/1462 Karar sayılı kararı ile "... sanığın, katılanın kuzeninin eski sevgilisi olduğu, kuzeni ile sanığın ayrılması sonrası sanığın ayrılmalarına neden olduğu gerekçesiyle katılanı rahatsız etmeye başladığı, gerek kendisine ait facebook adresine gerekse çalıştığı iş yerine mail atmak ve bazen iş yeri müdürünün ve iş yeri sekreterinin telefonla arayıp katılan hakkında gerçek dışı iddialarda bulunarak onu zor durumda bırakmak amacıyla huzurunu bozduğu iddia edilen eyleminde, sanığın, katılanın sürekli mesai saatlerinde şirkete ait telefonla kendisini ve kız arkadaşımı aradığı, kız arkadaşına sanığı kötüleyici şekilde konuştuğu, kız arkadaşından sosyal medyada farklı hesaplar açmasını farklı kişilerle konuşmasını istediği, katılanın bu hareketleri nedeniyle kız arkadaşıyla sürekli kavga ettiği, sürekli aramalar gelmeye devam edince önce katılanı uyardığı, daha sonra da çalıştığı şirketin müdürünü aradığı, müdüre katılanın sürekli mesai saatleri içerisinde kendilerini rahatsız ettiğini ve şirket telefonundan arandıklarını belirttiği, katılana da sadece bir kere mail atarak aramamasını rica ettiği, şirket müdürü bayan vefat edince yerine gelen müdür beyle de bu konuyla ilgili konuştuğu, katılanın şirket telefonlarından aradığı tarih ve saatlerin çıkartılmasını talep ettiği savunması da dikkate alınarak, şirkete ait HTS kayıtları getirtilip incelenerek sanığın sırf huzur ve sükunu bozmaya yönelik kastının olup olmadığı ile suçun oluşması için gerekli olan ısrar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklanması ve sonucuna göre eylemin sübutunun kabulü halinde ise, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/20568 Esas, 2020/12446 Karar sayılı kararı ile "... Sanığa isnat edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun basit yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesi ile basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilme gerektiği..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/633 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 4-2021/100511sayılı Tebliğname ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; beraate karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, katılanın kuzeninin eski sevgilisi olduğu, kuzeni ile sanığın ayrılması sonrası sanığın ayrılmalarına neden olduğu gerekçesiyle katılanı rahatsız etmeye başladığı, gerek kendisine ait facebook adresine gerekse çalıştığı iş yerine mail atmak ve bazen iş yeri müdürünün ve iş yeri sekreterinin telefonla arayıp katılan hakkında gerçek dışı iddialarda bulunarak onu zor durumda bırakmak amacıyla huzurunu bozduğu iddia edilen eyleminde; bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada katılan tarafından haksız tahrik konusu oluşturacak eylem bulunmadığı belirlenerek sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyete karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/633 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1275, K. 2023/5719, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-1275-e-2023-5719-k-bab5e0ba05d4