Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1256 E. 2023/4496 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1256
Karar No
2023/4496
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1770 E., 2020/1811 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/466 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/1770 Esas, 2020/1811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2021 tarihli ve 2020/119083 sayılı katılan vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: 1.Sanığın üzerine atılı müsnet suçu işlemek amaç ve kastının bulunmadığı, suç tarihinde katılanı rahatsız etmek, huzurunu kaçırmak amacıyla bilinçli bir şekilde hareket edilmediği, bilakis sanığın katılana SMS göndermek suretiyle borç ve borç bilgileri ile ilgili bilgilendirme maksadıyla iyi niyetli olarak hareket ettiği, kaldı ki katılanın kullanımında bulunan ve adına kayıtlı olan telefonlara söz konusu SMS'lerin atıldığı süreçte sanığın müvekkili olan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından katılan aleyhine Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/9199 E. sayılı icra takibinin halen devam ettiği, bu kapsamda sanık ...'nin üzerine atılı 'Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma' suçunun kanunda belirtilen yasal unsurların oluşmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatına karar verilmiştir.' 2.Sanık savunmasında, ''şikayetçiyi tanımıyorum. Hayatımda görmedim. Müştekinin huzurunu ve sukünunu bozacak eylem ve işlemde bulunmadım. Söz konusu suç şahsen işlenmesi gereken ve özel kast aranan ve sıklık unsurunun bulunması gereken bir suçtur. Bu unsurlarda bulunmamaktadır. Beraatimi talep ediyorum, yazılı savunmamı ve dellilerimi aynen tekrar ediyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur. 3. Katılan aşamalarındaki beyanlarında, "Benim cep telefonuma 2017 Eylül ayından beridir Kabaali hukuk bürosundan; "hakkınızda hapis cezası çıkmıştır, yakalanacaksınız" şeklinde mesajlar gelmektedir. Ben bu konu hakkında daha önceden CİMER'e şikayette bulunmuştum. Ben bu şikayetimden yaklaşık 1 hafta 10 gün kadar önce bu beni arayan numarayı aradım. Kendisine bu mesajları atamayacağını, bunun doğru ve yasal olmadığını söyledim. İşi bize mi öğreteceksin dediler. Ben telefonu kapattıktan hemen sonra anneme benim yakalanacağıma ve ceza alacağıma dair mesaj içeriklerini göndermişler. Ben bana mesaj atan kişiyi cimer'e şikayet ettikten sonra mesajlar kesildi. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Beni arayan kişiler benim bir dosya sebebiyle borcum olduğunu söylüyorlar. Ancak benim böyle bir borcum yok. Ben bu borcu kabul etmiyorum. Ayrıca borcum olsa dahi, benim böyle aranmam doğru değildir. Şikayetçiyim. Bu olay sebebiyle benim babam kalp rahatsızlığı geçirdi. Bu nedenle ben İstanbul'a gelip gittim ve masraf yaptım. Bu şekilde bir masrafım oldu. Ancak doğrudan ben bir zarara uğramadım" şeklinde beyanda bulunmuş, sanıktan şikayetçi olmuş, davaya katılma talebinde bulunmuştur. 4. Tanık ... beyanında, "... benim yanımda katip olarak çalışmaktaydı. Kendisine "Kabaali Hukuk Bürosundan sürekli borcunuzu ödemediniz. Hacze gelinecek haciz randevusu alındı kapı çilingirle açılacak" içerikli mesajlar geldiğini biliyorum. Benim telefonuma da bu konuyla ilgili olarak dört beş tane mesaj geldi. Ben kendilerine böyle bir yetkilerinin olmadığını yasal takip işlemi yapmaları gerektiğini ve patron olan avukatla görüşmek istediğimi söyledim bunun üzerine telefonu yüzüme kapattılar" şeklinde beyanda bulunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE 1.1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59 uncu maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen ''Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz.'' hükmü gereğince kararın temyiz edilebilir kararlardan olması nedeniyle tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/1770 Esas, 2020/1811Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1256, K. 2023/4496, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-1256-e-2023-4496-k-df299b33f6c5