Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/124 E. 2024/5776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/124
Karar No
2024/5776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/421 E. 2022/83 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2016 tarih, 2014/599 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 30/09/2021 tarih, 2021/862 Esas, 2021/6411 Karar sayılı bozma ilamında;" Datça ilçesi, ... köyü, ... tatil sitesinde, II. derece doğal sit alanı içerisindeki, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... adına kayıtlı taşınmazda izinsiz uygulamalarda bulunulduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, ...’in komşusu olduğunu, tadilatları ...’in yaptırdığını ve şehir dışında olması nedeniyle kendisinden inşaat işçilerinin yanına uğramasını, çalışıp çalışmadıklarını kontrol etmesini istediğini, yaşlı olması nedeniyle kendisinin de kabul ettiğini beyan etmiş ise de; sanığın aynı tatil sitesinde bulunan farklı taşınmazlarda gerçekleştirilen izinsiz uygulamalara ilişkin olarak benzer dosyalarda da sanık sıfatı ile yargılandığı, 11/04/2014 tarihli kolluk tutanağı ile tadilat yapan müteahhit olarak sanık ...’in tespit edildiği, 27/12/2013 tarihli kolluk tutanağı ile de, inşaatla sanık ...’in ilgilendiğinin tespit edildiği hususları da nazara alınarak, izinsiz yapıldığı iddia edilen taşınmaz inşaatında çalışan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilerek, inşaatın kime ait olduğu, kendilerini çalıştıran sıfatıyla kimin çalıştırdığı, sanık ...’in inşaatın başında hangi sıfatla yer aldığı konularında beyanlarının alınması, sanık ...’in hangi sıfatla inşaatı yaptığı hususunun kolluk araştırması ile tespitinin yapılması ayrıca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...’in bu konu hakkındaki beyanına başvurularak, sanık ... ile aralarındaki hukuki ilişkinin ne olduğunun tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarih, 2021/421 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27.11.2022 tarih, 2022/140159 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa verilen cezanın az olduğuna, cezanın ertelenmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, usul ve yasaya uygun Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 30.09.2021 tarih 2021/862 Esas 2021/6411 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tanık olarak dinlenilmesine karar verilen ...'un UYAP üzerinden dosya arasına alınan nüfus kayıt örneğinin yapılan incelemesinde 24.12.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla tanık sıfatıyla beyanının tespitinin mümkün olmadığı, yine bozma ilamına uyularak Datça İlçe Jandarma Komutanlığı'na yargılamaya konu taşınmazda sanık ...'in hangi sıfatla inşaat işleri yaptığı, söz konusu inşaatta çalışanların kim olduğu, kimlik ve açık adres bilgilerinin tespit edilmesi ile hangi inşaat firmasının bu işi yüklendiği hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi için müzekkere yazılmış olup; 21.12.2021 hakim havale tarihli cevabi yazıda çevrede yapılan araştırmalara istinaden ... isimli şahsın 2013-2014 yılnda inşaat işi ile uğraştığı yani taşeronluk yaptığı, daha sonra maddi sıkıntılardan dolayı oradan gittiği, inşaatta çalışan işçilerin kim olduğunun bilinmediği, bahse konu tadilat olan konutun şu an için boş olduğunun tespit edildiği, yine sanığın Mahkeme nezdindeki tüm ceza dava dosyalarının yapılan sorgulamasında aynı neviden suç itibariyle Mahkemeye ait 2017/206 Esas 2018/397 Karar sayılı bir dosyasının daha olduğu, iş bu dosyanın ve gerekçeli kararının yapılan incelemesinde, suça konu yerin yine ... Tatil Sitesi olduğu, sanığın benzer mahiyette komşusuna yardım ettiğini, inşaat ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürdüğü, hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 12.Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, neticeten verilen mahkumiyet hükmünün ise temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği, bozma öncesi dosyada mevcut 11/04/2014 tarihli kolluk tutanağı ile tadilat yapan müteahhit olarak sanık ...'in tespit edildiği, yine 27/12/2013 tarihli kolluk tutanağı ile de inşaatla sanık ...’in ilgilendiğinin tespit edildiği, nitekim Mahkemenin 2017/206 Esas 2018/397 Karar sayılı dosyasında da sanığın benzer savunmalar geliştirmesine karşın söz konusu dosyanın diğer sanığı olan ...'ın inşaat işlemleri için sanık ... ile anlaştıkları yönündeki beyanları, sanığın Mahkeme nezdindeki 05.12.2011 suç tarihli 2012/194 esas 2013/27 karar sayılı dosyası ile de hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası yürütüldüğü, en geç iş bu dosyanın suç tarihi itibariyle sanığın söz konusu alanın doğal sit sınırları kapsamında kaldığını öğrendiği, bundan sonraki aşamalarda söz konusu alanın sit kapsamında kaldığına dair bilgisinin olmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine yukarıda belirtilen 2017/206 esas 2018/397 karar sayılı dosyasının suç tarihinin de iş bu dosyadan evvel olduğu, bu sebeple de sanığın savunmalarının yalnızca kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu, suça konu taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihi itibariyle koruma uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olmaması sebebiyle 2863 sayılı yasada 6498 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin sanığın lehine olduğu anlaşılmakla ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle, sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/124, K. 2024/5776, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-124-e-2024-5776-k-27f8372fe781