Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1039 E. 2023/4485 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1039
- Karar No
- 2023/4485
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/348 E., 2015/693 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/348 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.11.2021 tarihli ve 18-2016/15601 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir. 3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2020/32981 Esas, 2023/1481 Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, boşandığı eşi olan katılanın oturduğu bina çevresinde gezerek katılanı rahatsız ettiği iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Mahkemece; sanığın elinde su şişesi olduğu halde katılanın ikamet ettiği binaya gelerek bina görevlisi ile konuştuğu, sanığın savunmasında katılan ile aralarında başka mahkemelerinin olduğu, bu nedenle görgü tanıklarının istendiğini, olay günü katılanın ikamet ettiği binanın görevlisini binanın önünde durduğunu görmesi üzerine, bina görevlisinin yanına gittiğini, mahkemede tanık olarak göstereceği bina yöneticisinin adını sorduğunu, ve oradan ayrıldığını, elinde bulunanın içmek için kullanmış olduğu suyun pet şişesi olduğunu beyan ettiği, görüntü kayıtları ve dinlenen tanık ...'un da sanığın savunmasını doğruladığı, ayrıca Uyap kayıtlarının sorgulanmasında katılan ile sanık arasında devam eden veya bitmiş ceza davalarının bulunduğu, her ne kadar sanık hakkında katılana yönelik huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanık savunması, bu savunmayı doğrulayan tanık beyanı ve görüntü kayıtları göz önüne alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut iddiası dışında kesin somut, bir delil bulunmadığı. cezalandırılmasını gerektirir tam bir vicdani kanaat oluşmadığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. 3.Sanık aşamalardaki beyanında katılan ile boşandıklarını ve aralarında devam eden davaların bulunduğu, suç tarihinde tanık olabilecek kişilerin isimlerini tespit etmek için gittiğini ve bina görevlisi ile görüştüğü beyan etmiş, katılanı rahatsız etmediğini belirterek atılı suçlamayı reddetmiştir. 4.Katılan hazırlık aşamasında; sanığın oturduğu binaya geldiğini bina görevlisinin söylemesi üzerine sanık hakkında şikayette bulunduğunu beyan etmiştir. 5.Tanık Salih 08.12.2015 tarihli duruşmada özetle; sanığın olay günü gelerek bina yöneticisi ve müteahhidin kim olduğunu sorduğunu beyan etmiştir. 6.19.03.2015 tarihli bana güvenlik kamera kaydını içeren CD inceleme tutanağına göre; sanığın suç tarihinde saat 22:00:06 da bina önüne geldiği, 22:00:08 de bina görevlisinin kapıyı açtığı ve bir süre konuştukları, 22:00:24 te sanığın bina önünden uzlaşarak gittiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında; dosya kapsamına, sanık savunması ve tanık anlatımına göre; sanığın, boşandığı eşi olan katılanın oturduğu binaya gelerek bina görevlisi 18 saniye süre ile konuşmasına konu olayda, sanığın katılanı huzursuz etiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/348 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.