Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9806 E. 2025/802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9806
- Karar No
- 2025/802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/426 E., 2022/2824 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 56.720,06 TL maddi, 56.720,06 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/514 Esas - 2021/111 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 01.02.2019-11.03.2021 tarihleri arasında 769 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 31.03.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının tazminat davasına konu dosyada tutuklu kaldığı tarih aralığındaki kayıtlarının hükümlü şeklinde olduğu anlaşılmakla, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediği hususunun araştırılmaması, 2-Davacının adli sicil kaydının incelenmesinde çok sayıda kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediği, ceza davasının yürütüldüğü mahkemeden sorulmuş ise de; bu hususta bir cevap verilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 144/1. maddesinin (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiğinden, davacının tazminat talebine dayanak ceza davasında tutuklulukta geçirdiği günlerin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediği hususunun etraflıca araştırılmaması, Kabule göre de; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "56.689,68" TL olarak tayin edilmesi yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "56.720,06" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.