Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9627 E. 2024/5261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9627
Karar No
2024/5261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/219 E., 2022/2708 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 5.020.000,00 TL maddi, 20.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.214,08 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 18.000,00 Tl olması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 3.782,11 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız yargılama nedeniyle maaş kaybı yaşadığını, ikramiye, kira ve aile yardımından mahrum kaldığını, tazminata esas dosyada vekalet ücreti ödediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının zararını ispat edemediğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/161286 Soruşturma - 2020/64040 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.06.2018 - 12.11.2018 tarihleri arasında 138 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, hükmün 14.12.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,haksız tutukluluk yönünden başkaca bir dava açılmadığı, davacının özgürlüğünün kısıtlandığı günlerin başka bir cezasından mahsubuna ilişkin herhangi bir karara rastlanmadığı,maddi tazminat hesabının net elde edilen gelir üzerinden hesaplanması gerektiğinden cezaevindeki ve yargılama sürecindeki hem davacı hem de ailesi tarafından yapılan çeşitli harcamaların maddi tazminat talebine konu olamayacağı, davacının kendi isteği üzerine avukatı ile arasında yaptıkları anlaşma gereği maktu vekalet ücretinden daha fazla bir ücret ödemesi yapabileceği ancak maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığından avukatına yaptığı vekalet ücreti ve buna dair ek ödemelerin maddi zarar kapsamında sayılamayacağı, bu nedenle özgürlüğünden kısıtlı kaldığı dönemde yaşadığı gelir kaybının hesaplanması gerektiği, davacının SGK kayıtlarına göre davacının gözaltına alınma tarihinden önce 01.09.2016 tarihinde devlet memurluğundan ihraç edildiği sabit olmakla bilirkişi incelemesine göre maddi tazminatın belirlendiği, davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, bu itibarla davacının gözaltında geçirdiği süre, isnat edilen eylemin türü ve mahiyeti, olay öncesi davacının işgal ettiği göreve bağlı sosyo ekonomik statüsü göz önüne alınarak faizin işletileceği tarih de dikkate alınmak suretiyle tazmini gerekli manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ve sair temyiz sebeplerine, davacı vekilinin ikramiye, kira ve aile yardımından mahrum kaldığına ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2- UYAP'tan yapılan kontrolde kamuda aktif çalışan olarak görünen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının görevine iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmesi halinde maddi gelir kaybı bulunmadığından gelir kaybı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi, 3- Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan avukatlık sözleşme gereği tayin edilen miktar maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacak olup, yalnızca tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9627, K. 2024/5261, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9627-e-2024-5261-k-1764bb114c93