Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9412 E. 2023/3316 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9412
- Karar No
- 2023/3316
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1552 E., 2022/4 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Durma Kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda iddianame düzenlenerek kamu dava açıldığı, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince 04.01.2022 tarihli ve 2021/1552 esas, 2022/4 sayılı kararıyla kamu davasının durmasına ilişkin karar verildiği, durma kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05/08/2022 gün ve 94660652-105-34-11002-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarihli ve KYB-2023/113684 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2023/113684 sayılı kanun yararına bozma isteminin; '' .., Resmî mercilere beyan etmek suretiyle soruşturma dosyasında yer alan adresinden ulaşılamayan şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir... '' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinin 13. fıkrasında "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz." şeklinde ve Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 6 ve 7. fıkralarında yer alan "(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz. (7) Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı, Dosya kapsamına göre, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince "... Her ne kadar şüphelinin bilinen adresine kolluk tarafından gidildiği ve şüpheliye ulaşılamadığı gerekçesiyle seri muhakeme usulü uygulanmadığı belirtilerek iddianame düzenlenmiş ise de, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9/2. Maddesinde şüphelinin soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması halinde soruşturmaya genel hükümlere göre devam olunacağının yazılı olduğu, o halde mezkur maddenin uygulanabilmesi için şüphelinin adresinde bulunamadığı değil, o adreste hiç bulunmadığı veya adresten ayrılmış olduğu yolunda bir tespit yapılması gerektiği, zira kolluğun adrese gittiği gün şüphelinin ikameti dışında olabileceği, şüpheliye herhangi bir çağrı yapılmadan sonlandırılan seri muhakeme işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı ..." şeklindeki gerekçe ile davanın durmasına karar verilmiş ise de, Somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan seri muhakeme usulü teklif tutanağının ikmali amacıyla Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istinabe talebinde bulunulduğu, dosyada mevcut 30/11/2021 tarihli tutanak içeriği ile şüphelinin adresine gidilmesine rağmen temin edilemediği, yapılan araştırmada kendisini tanıyan olmadığı ve kullandığı telefon numarası farklı günlerde aranmasına rağmen açan olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla şüpheliye tebliğ yapılamadığı, 5271 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelik kapsamında seri muhakame usulünün uygulanması amacıyla şüphelinin soruşturma evresinde bildirdiği adrese usulüne uygun çağrı yapılmasına rağmen başarılı olunamadığından anılan Kanun’un 250/13. maddesi kapsamında soruşturmanın genel hükümlere göre tamamlanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/12/2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, resmî mercilere beyan etmek suretiyle soruşturma dosyasında yer alan adresinden ulaşılamayan şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince 04.01.2022 tarihli ve 2021/1552 esas, 2022/4 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.