Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9122 E. 2026/5299 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9122
Karar No
2026/5299
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1879 E. 2022/2264 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 65.000,00 TL maddi, 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının çalışmış olduğu yerden gelen maaş bordrosuna göre gözaltına alınmadan önceki maaşı dikkate alınarak 9.376,53 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat hesabının davacının gözaltına alınmadan önceki net maaşının asgari ücret altında kaldığından bahisle net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 7.909,44 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, maddi tazminat hesabında cezaevi harcamalarının dahil edilmesi gerektiğine, maddi tazminat miktarının düşük kaldığına, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, vekalet ücretinin düşük olduğuna, sair nedenlere ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminatın fahiş olduğuna, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, sair nedenlere ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/18 Esas ve 2020/15 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.07.2017-29.12.2017 tarihleri arasında 171 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 15.01.2020 tarihinde beraatine karar verildiği,beraat kararının 06.02.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacı yerine vekiline 11.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, tutukluluk ve gözaltı süresinin mahsuba konu edilmediği, tutukluluğun infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün maddi tazminat miktarı ve değişen vekalet ücreti yönüyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Davacının 11.07.2017-29.12.2017 tarihleri arasında 171 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, gözaltına alınmadan önce ...Şirketinde sigortalı olarak çalışan davacının öncelikle iş akdine gözaltı ve tutukluluk nedeniyle son verilip verilmediği hususu araştırılarak, tutuklama nedeniyle iş akdine son verildiğinin tespiti halinde 11.07.2017 tarihinde gözaltına alınan 15.09.2017 de işine son verilen davacıya dosya kapsamındaki ücret bordro dökümüne göre en son 29.09.2017 tarihinde 15 günlük maaş ödemesinin yapıldığına dair tespit karşısında davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre boyunca kendisine herhangi bir maaş ödemesi yapılıp yapılmadığının, en son maaş ödemesinin ne zaman yapıldığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, sözleşmenin süreli veya süresiz olup olmadığı araştırılarak davacının çalışmaya devam etmesi halinde tutuklandığı tarihte kendisine aylık net ne kadar ödeme yapılacağı sorularak, (bizzat çalışma veya performansa bağlı ödemeler hariç) sözleşmesi süresiz veya sözleşmesi süreli ve tutukluluk bu süre içerisinde ise; maddi kaybının fesh tarihinden tahliye tarihine kadar kendisine çalıştığı işyeri tarafından ödenecek net geliri üzerinden, sözleşmesi tahliyeden önce sona eriyor ise; sözleşme süresinin bitimi ile tahliye olduğu tarih arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktar üzerinden maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05. 2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9122, K. 2026/5299, T. 29.09.2017, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9122-e-2026-5299-k-87f193fc5a30