Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8513 E. 2025/645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8513
- Karar No
- 2025/645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1115 E., 2022/1405 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/2, TCK'nın 35/2, 62, 51 maddeleri gereğince cezalandırılmasına kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" niteliğinde olduğu ve CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebileceği anlaşıldığından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; sanığın suç işlediğinin sabit olduğuna , beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Her ne kadar sanık ... 2011 yılından itibaren jandarmanın haber alma elemanı olarak çalıştığını, jandarma ile birçok operasyona katıldığını, olay tarihinde ... ...'un elinde bulunan tarihi eserleri almak amacıyla ... ile görüştüğünü ve aralarında mesajlaştığını, olay tarihinde ...'in tarihi eserleri kendisinin satın alacağı düşüncesiyle getirdiğini ve kendisinin jandarmaya ihbarda bulunduğu yönünde beyanda bulunmuş ise de; dosya kapsamında bulunan 14.09.2017 tarihli araştırma tutanağında sanık ...'a istihbarat görevlilerinin ... ... ile iletişime geçmesi konusunda herhangi bir taleplerinin bulunmadığı yönündeki araştırma raporu dikkate alındığında sanığın söz konusu beyanlarının samimi ikrar niteliğinde olduğu değerlendirilerek üzerine atılı suçu işlediği hususunda tam bir vicdani kanaat hasıl olmakla birlikte sanığın olay tarihinde sanık ... ...' dan söz konusu tarihi eserleri alamadan, jandarma görevlilerinin olay yerine intikal etmesiyle birlikte sanığın üzerine atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılarak atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; CMK'nın 134 ve 135.maddeleri gereğince şüphelinin iletişiminin tespitinin ve cep telefonundaki bilgilerinin incelenmesinin ancak hakim kararı ile yapılabilecek işlemlerden olduğu, kolluk görevlilerince inceleme dışı sanık ... ...'un telefonunun ... ile incelenerek sanık ...'a ulaşıldığı, dolayısıyla hukuka aykırı yöntemle yapılan bu inceleme olmasa sanık ...'a ulaşmanın mümkün olmadığı, sanık ...'a ulaşıldıktan sonra sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan tüm ifadelerinde jandarma istihbarat görevlileri ile ortak hareket ettiğini, sanık ... ...'da tarihi eser olduğunu jandarma istihbarat görevlilerinin bildiğini, ... ...'u yakalatmak için jandarma istihbarat görevlileri ile ortak hareket ettiğini savunduğu, mahkemece sanığın suçu ikrar ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, ancak ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/11/2014 tarih, 2014/8-166 Esas ve 2014/514 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere ikrarın delil olarak kabul edilebilmesi için ... iradeye dayanması gerektiği, mahkemece ikrar olarak kabul edilen sanık beyanlarının ... ... ile arasındaki telefon görüşmesi tespiti ile bağlantılı olarak alındığının, dolayısıyla ... iradeye dayanmadığının göz ardı edildiği, kollukça düzenlenen 23.08.2016 tarihli ihbar ve arama tutanakları gözetildiğinde ... ... ve yanındakilerin saat 17:00 sıralarında ihbara konu ... plakalı araç ile ... Petrol isimli petrole gelerek aracı petrolün arka alanına park ettikleri, yapılan takip sonucu alıcının gelmemesi ve şahısların kaçabilme ihtimaline göre yakalamanın yapıldığı anlaşılmaktadır. TCK'nın 35. maddesine göre; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur." Düzenlenen tutanaklar ve sanık ...'ın aşamalardaki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ayrıntıları Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31/03/2016 tarihli, 2016/2254 Esas ve 2016/5404 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Kültür Varlığı Ticaretine Aykırılık suçunun satın alan yönünden teşebbüs aşamasında oluşabilmesi için alıcının elinde olmayan nedenlerle eylemini tamamlayamaması gerektiği, halbuki somut olayda sanığın kültür varlığı satın almak için buluşma yerine hiç gelmediği, sanığın jandarma görevlileri ile ortak hareket ettiğine ilişkin savunmasına itibar edilmese bile, sanığın ... ... ile onun yakalanmasından önceki görüşmelerinin hazırlık hareketi niteliğinde olduğu, sanığın Kültür Varlığı Ticaretine Aykırılık suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamadığı, bu nedenle sanığa isnat olunan suçun unsurlarının da oluşmadığı, açıklanan her iki nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin, Hukuka aykırı olduğu, bu hukuka aykırılığın CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" niteliğinde olduğu ve CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebileceği anlaşıldığından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2025 tarihinde karar verildi.