Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8043 E. 2025/381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8043
- Karar No
- 2025/381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1001 E., 2022/498 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin müddetnamenin geç düzenlenmesi nedeni ile davacının ceza evinde fazladan kalması nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız yere tutulduğu tarihten itibaren faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin CMK'nın 141/1-f bendinde öngörülen yasal koşulların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; davacı hakkındaki müddetnamenin geç düzenlenmesi nedeniyle açık ceza evine ayrılamadığına ve denetimli serbestlik koşullarından yararlanamadığına, bu şekilde kapalı ceza evinde fazladan kaldığına, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, davalı vekili lehine vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/242 Esas – 2019/306 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.04.2019 tarihinde gözaltına alındığı, 28.04.2019 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildiği, mahkumiyet hükmünün 19.09.2019 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda düzenlenen müddetnamede hakederek tahliye tarihinin 25.05.2021, koşullu tahliye tarihinin 16.11.2020, 26.04.2019-08.10.2020 tarihleri arasındaki gözaltı ve tutuklu kaldığı 531 günün mahsup olarak belirtildiği, Elazığ İnfaz Hakimliğinin 13.11.2020 tarih ve 2020/468 D. İş sayılı kararı ile 16.11.2020 tarihinde koşullu tahliye edildiği, bu itibarla davacının tahliyesine kadar ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürenin hükümlülük süresini aşmadığından yasal koşulların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.