Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8397 E. 2026/4090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8397
- Karar No
- 2026/4090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3599 E., 2022/177 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 26.703,06 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.225,04 TL maddi tazminatın ve 23.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasından maddi tazminat miktarına ilişkin (1.)fıkrasında yer alan "7.225,04TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "6.491,17TL" ibaresinin, aynı fıkrada maddi tazminatın faiz tarihine ilişkin "haksız gözaltı tarihi olan 15.08.2016" ibaresinin çıkarılarak yerine "maddi kaybın başlangıç tarihi olan 15.11.2016" ibaresinin, hükmün (3.) fıkrasında yer alan vekâlet ücretine ilişkin "4.533,76 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "4.423,67TL" ibaresinin eklenmek suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas - 2018/194 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 15.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.08.2016 tarihli ve 2016/253 Sorgu sayılı kararı ile adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine davacı hakkında yeniden yakalama emri çıkarılarak 27.08.2016 tarihinde yakalandığı ve Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.08.2016 tarihli ve 2016/236 Sorgu sayılı kararı tutuklandığı, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve 2017/10 Esas sayılı kararı ile tahliye edildiği böylelikle davacının birinci kez 15.08.2016 - 25.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında, ikinci kez 27.08.2016 - 07.04.2017 tarihleri arasında 223 gün tutuklu olmak üzere toplam 233 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın15.03.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 15.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 29.10.2016 tarihinden meslekten çıkarıldığı, açıkta bulunduğu süre zarfında maaşının 2/3 oranında ödendiği, en son ekim 2016 maaşını aldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Manevi tazminat hesabı bakımından davacının birinci kez 15.08.2016 - 25.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında, ikinci kez 27.08.2016 - 07.04.2017 tarihleri arasında 223 gün tutuklu olmak üzere toplam 233 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutukluluğunun iki farklı döneme ilişkin olduğu, bu tedbirler arasında geçen sürelerde davacının tutuklu ya da gözaltında olmadığı ve davacının gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu gözetildiğinde, manevi tazminatın her bir dönem için ayrı ayrı ve faiz başlangıcının da her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/3599 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.