Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8246 E. 2025/292 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8246
- Karar No
- 2025/292
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/165 E., 2022/641 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Sanığın ve temyiz dışı sanıkların beyanları dikkate alındığında çelişki olmadığına, sanığın 2007 yılında ölen babasının saklamış olduğu paraları bulmak amacıyla kendilerine ait olan yerde kazı yaptığına, parayı bulamayınca eylemine son verdiğine, temyiz dışı sanıklara ilişkin beraat hükmünün onanması, sanık ... yönünden ise mahkumiyete karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ...'un kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi için kamu davası açılmış ise de; sanıkların aşamalarda sabit ve tutarlı beyanda bulunarak üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanıkların savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, fen bilirkişisinin raporunda kazı yapılan yerin tapu kaydında sanık ...'a ve babasına ait olduğunun tespit edildiği, bu durumun sanıkların savunmalarını doğruladığı, sanıkların kaçak kazı yaparken suçüstü yakalanamadıkları, sanıkların fikir ve ... birliği içeresinde hareket ederek, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıklarına dair şüphe oluştuğu anlaşılmakla, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince müsnet suçtan sanıkların beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; 01.11.2019 tarihinde 112 acil çağrı merkezine Kemerhisar Beldesi Cumhuriyet Mahallesi 5 numaralı adreste kaçak kazı yapıldığının ihbar edilmesi üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emrine istinaden belirtilen adreste arama yapıldığı, anılan adresteki evin sanıklardan ...'e ait olduğunun ve aramalarda 3x4 metre genişlik ve eninde 4 metre derinliğinde kazı yapıldığının, kazı eylemininde sanıkların yaptığının ve dava konusu yerin III. Derece arkeolojik sit alanı olduğunun tespit edildiği, yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre kazı yapılan yerin III. derece arkeolojik sit alanı olduğunun, kazı eyleminin bilimsel metotlarla yapılmadığından geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde kültür toprağına zarar verildiğinin belirlendiği, her ne kadar sanık ... babasına ait parayı bulabilmek için kazı yaptığını, define bulmak için kazı yapmadığını savunmuş ise de, olay yerinin III. derece arkeolojik sit alanı olduğu, bizzat sanık müdafiinin savunmasına göre de kazının yapıldığı kasabanın neredeyse tamamı sit alanı olduğu, kazı yapılan yerde 3x4 metre genişlik ve eninde 4 metre derinliğinde çukurun tespit edildiği, bu derinliğe gizlemek için para gömülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gözetilerek, izinsiz kazı yapan sanığın eyleminin kültür varlığı bulmak amacına yönelik olduğu kabul edilerek, savunmaya bu yönüyle itibar edilmeyerek sanığın eyleminin sübuta erdiği kanaatine varılmış ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.