Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8199 E. 2024/7503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8199
- Karar No
- 2024/7503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3508 E. 2022/1003 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 133.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.913,72 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi ve manevi tazminat miktarlarının "1.776,35 TL" maddi, "10.000,00 TL" manevi ve vekalet ücretinin "1.600,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermi satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından 21/10/2008-17/04/2010 tarihleri arasında 543 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, ruhsatsız ateşli silahlarla mermi satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000 TL hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, her iki hükmün 04/11/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve davacının diğer suçtan hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararının bulunması nedeniyle, bu süreler davacının haksız gözaltı ve tutukluluk süreleri mahsup edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi, manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Dosya kapsamında yer alan müddetname içeriğine göre ; davacının gözaltında kaldığı 21/10/2008- 23/10/2008 ve tutuklu kaldığı 23/10/2008 - 15/06/2009 tarihleri arasındaki sürenin ruhsatsız ateşli silahlarla mermi satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan almış olduğu cezasından mahsup edildiği anlaşılmakla; mahsup edilmeyen 16/06/2009-17/04/2010 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olarak maddi tazminatın davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.579,66 TL" yerine bu miktarın altında kalacak şekilde "1.776,35 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve mahsup edilen kısım için ise sembolik bir miktar maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Manevi tazminatın mahsup edilen 23/10/2008 - 15/06/2009 tarihleri arasındaki kısım için ise sembolik bir miktar, mahsup edilmeyen 16/06/2009-17/04/2010 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olarak ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.