Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8146 E. 2024/7846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8146
- Karar No
- 2024/7846
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/6173 E.,- 2022/754 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/1033 E., 2019/1473K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yerine; "Sanık ...'in fiilinin kanunda suç olarak düzenlenmemesi sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine, Yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, 2863 Sayılı Kanun'un 75/1. maddesi gereğince suça konu adak stelinin Müze'ye teslimine,"; cümleleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı kültür varlığı ticareti yapma suçunun unsurlarının oluştuğuna, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, res'en tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından, sanık hakkında kültür varlığı taşıdığı yönünde ihbar alınması üzerine 17.04.2018 günü saat 11:00 sıralarında, sanığın kullandığı ... plaka numaralı aracın kolluk görevlilerince durdurulduğu, yapılan aramada aracın bagajında Roma dönemine ait 1 adet 22x35x68 cm ebadında figürlü taş eserin (adak steli) ele geçirilmesi üzerine sanık hakkında kültür varlığı ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece yapılan keşif üzerine dosyaya sunulan 13.06.2019 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre davaya konu eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan ve korunması gerekli kültür varlığı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanığın sanığın kültür varlığı ticareti yaptığına dair savunmasının aksine delil bulunmaması nedeni ile eyleminin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 67/1. maddesinde açıklanan haber verme yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu kanaatiyle mahkumiyetine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, sanığın 17.04.2018 tarihli kolluk savunmasında suça konu eseri 15.04.2018 tarihinde bulduğunu beyan ettiği ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında da önceki savunmasını tekrar ettiği dikkate alındığında dosyada bu yöndeki savunmanın aksini ispatlayan yani eserin bulunmasının üzerinden üç günden fazla bir süre geçtiğini ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığı da dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanıkların, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatlerine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin kanunda suç olarak düzenlenmemesi gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.