Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8032 E. 2026/4061 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8032
- Karar No
- 2026/4061
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/462 E. 2022/726 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el konulan eşyaların iade edilmemesi nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.283,27 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 25.12.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve 10.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, el konulan eşyaların iade edilmemesi nedeniyle maddi zararının bulunduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/423 Esas – 2021/187 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.11.2017-22.02.2018 tarihleri arasında 111 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.04.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Kamu görevinden 25.12.2017 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını Aralık 2017 tarihinde aldığı, maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmadığı, meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.01.2018 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 22.02.2018 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan "2.081,47TL" maddi tazminatın davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.01.2018 olarak belirlenmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin ihraç tarihi olarak hatalı belirlenmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının ikametgahında el konulan dijital materyallerin tazminat talebinin dayanağı olan beraat kararı ile birlikte iade edildiği dikkate alındığında bu temyiz sebeplerinin ve davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.