Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/79 E. 2023/4763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/79
Karar No
2023/4763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2404 E., 2020/1155 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesiyle birlikte gerekçeli kararın kendisine 21.09.2021 tarihinde tebliğinin ardından 23.09.2020 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... CBS'nin 2016/18305 soruşturma numaralı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçlaması ile suçlandığını, bu isnat kapsamında soruşturma işlemlerine başlanılarak 28.07.2016 tarihinde müvekkilinin gözaltına alındığını ve ... 2. Sulh Ceza Hakmiliği'nin 2016/712 sorgu numaralı dosyasında alınan 25.08.2016 tarihli karar ile tutuklandığını, müvekkili hakkında ... 5. ACM'nin 2017/400 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilinin 11.09.2017 tarihinde tahliye edildiğini, akabinde de aynı mahkemenin 06.08.2018 tarihli kararı ile tüm suçlamalardan beraatine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, haksız tutuklamadan kaynaklanan 5.000,00 TL maddi tazminat ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 27.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/54 Esas, 2019/280 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/2404 Esas, 2020/1155 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.12.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna, 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davacının ödemiş olduğu avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine, 2.Cezaevi harcamalarının, ailesinin cezaevine geliş,-gidiş masraflarının ödenmesi gerektiğine, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/400 Esas, 2018/568 Karar sayılı dosyasında, 28/07/2016 ile 11/09/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı, davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, ... Valiliği İl Jandarma Komutanlığı'nın 21/03/2019 tarihli cevabi yazısına göre, davacının görevine iade edildiğinin, halen...İl Jandarma Komutanlığı'nın emrinde görev yaptığının ve gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelere ilişkin ödenmeyen maaş ve ücretinin bulunmadığının bildirildiği anlaşıldığından, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler nedeniyle davacıya ödenmeyen maaş ve ücretlerin daha sonradan kendisine ödendiği, dolayısıyla maaş alacağı bulunmaması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise, davacının toplumdaki yeri ve konumu, haksız tutuklamadan kaynaklı olarak yaşadığı manevi sıkıntılar, tutuklulukta geçirdiği süreler, haksız tutuklamanın davacı üzerindeki etkisi de dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 70.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükmedilen manevi tazminat miktarının 40.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davacı açısından reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, hükmedilen maddi tazminat miktarının davacı açısından kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tazminat talebinin dayanağı olan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/400 Esas, 2018/568 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.07.2016-11.09.2017 tarihleri arasında 410 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 06.08.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanunda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; A.1.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.750,00 TL nisbî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.800,00 TL olarak hükmedilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; B.1.Davacının ödemiş olduğu avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B.2. Cezaevi harcamalarının, ailesinin cezaevine geliş,-gidiş masraflarının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A.1.) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/2404 Esas, 2020/1155 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün birinci (3.) paragrafında yer alan bölümün tamamen çıkarılarak, yerine "5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.750,00 TL nisbî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/79, K. 2023/4763, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-79-e-2023-4763-k-cc85d060bbed