Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7849 E. 2024/7337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7849
- Karar No
- 2024/7337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/381 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 50.000,00TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğine, şartları oluşan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tümüyle reddedilmesi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/236 Esas – 2020/382 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 11.11.2019 -10.03.2020 tarihleri arasında 120 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, davacının tazminata konu olan Sapanca Sulh Ceza Hakimliği'nin 11.11.2019 tarih ve 2019/67 Sorgu Sayılı tutuklama müzekkeresini infaz etmediği, davacının Gevaş Sulh Ceza Hakimliği'nin 15.12.2018 tarih ve 2018/73 Sorgu sayılı tutuklama müzekkeresini 15.12.2018- 17.07.2019 tarihleri arasında, Tatvan Sulh Ceza Hakimliği'nin 21.02.2019 tarih ve 2019/24 Sorgu sayılı tutuklama müzekkeresin ise 17.07.2019 - 17.02.2021 tarihleri arasında infaz ettiği anlaşıldığından, tazminat davasına konu tutuklama müzekkeresinin infaz edilmeksizin davacının tahliyesine karar verildiğinden bahisle yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.05.2022 tarihli, 2019/14-509 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın temyiz kanun yoluna başvurmasında bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvurmayan davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin 15.03.2022 tarihinde kendisine tebliği üzerine 16.03.2022 tarihinde katılma yolu ile temyiz isteminde bulunması nedeniyle Tebliğnamedeki davalı vekilinin vekalet ücretindeki eksikliğe yönelik temyiz isteminde bulunamayacağına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "1.600,00 TL nisbi" ibaresinin çıkarılarak yerine "8.200 TL maktu" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Van 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.