Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7601 E. 2024/3300 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7601
- Karar No
- 2024/3300
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2982 E., 2022/386 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ: 19.10.2020 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.365,88 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Anayasa mahkemesi örnek kararlarından da anlaşılacağı üzere hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davacı yönünden CMK 141 madde ve devamı şartlarının oluşmadığını, ilk derce mahkemesi kararının kaldırılmaması hazine zararına sebebiyet verdiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/188 Esas, 2019/130 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.10.2017 - 30.03.2018 tarihleri arasında 165 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 13.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 04.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının başkaca açılmış tazminat davası bulunmadığı, davacının tutukluluğunun infaz edildiği, davacının taksicilik yaptığı ve asgari ücret üzerinden maddi kayıp hesabının bu miktar üzerinden hesaplanması zorunluluk arz ettiği, davacının gözaltı, tutukluluk ve tahliye tarihleri arasında, duymuş olduğu elem ve ızdırabın giderilmesi bakımından tazminatın zenginleşmemeye mahal verilmemesi gereği gözetilerek hakkaniyet çerçevesinde mahkememizce davacıya talebinin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin fahiş olduğu değerlendirilerek manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına, davalı vekilinin tazminat şartlarının oluşmadığına, hazinenin zararına karar verildiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.