Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8299 E. 2024/3342 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8299
- Karar No
- 2024/3342
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1450 E., 2019/2786 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 07/02/2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 16.800 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.177,60 TL maddi ve 9.500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "11.000 TL" manevi ve vekalet ücretinin "2.061,32 TL" olarak ve hükmün 1 ve 2. bendinde yer alan ''....gözaltı tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte...'' bendinin hükümden çıkartılarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca duruşma açılmadan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğine, tazminat şartlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile deliller toplanmadan maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve faize ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/13538 soruşturma 2018/1515 karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 19/08/2017 - 28/12/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, göz altı ve tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat miktarı , vekalet ücreti ve faiz yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının arttırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2018 tarihli 2017/13538 soruşturma 2018/1515 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın hangi tarihte kesinleştiği ve kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilip edilmediği mahal mahkemesinden de sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi 3- Davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle infaz edilen tutukluluk süresi tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4- Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Gerekçeli karar başlığında, ''07/02/2018" olan dava tarihinin gösterilmemesi , Kabule göre de; 1- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "6.023,87" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "6.177,60" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.