Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/73 E. 2025/3443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/73
Karar No
2025/3443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1861 E., 2020/892 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve el koyma nedeniyle 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat bakımından ise kısmen kabulü ile 600 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, manevi tazminat miktarı 200 TL'ye indirilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının uzman yardımcısı olduğu, haksız soruşturma ve gözaltı nedeniyle uzmanlığa geçemediği ve bu sebeple gelir kaybına uğradığına, bu yönden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, davacıya ait cep telefonun 17.02.2017 tarihinde el konulduğu ve temyiz tarihi itibariyle iade edilmediği, bu yönden değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/13187 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.02.2017 - 20.02.2017 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının gözaltına alındığı dönemde kamu görevlisi olduğu ve maddi bir zararının bulunmadığının tespit edildiği, bu suretle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı indirilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden : Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 200 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı da dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince, Tebliğnameye aykırı olarak, olarak oy birliğiyle REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle cep telefonuna el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, el konulan eşyanın davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak, iade edilmemesi halinde davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu bakımdan tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin gerekçeli kararda açıkça bir değerlendirme yapılmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/73, K. 2025/3443, T. 07.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-73-e-2025-3443-k-999c225ab3ca