Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7224 E. 2025/2211 K. – Özel Hayatın

Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7224
Karar No
2025/2211
Karar Tarihi
Konu
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/909 E., 2021/2725 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/2, 62/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemleri, davaya konu fotoğrafların tarafınca birkaç kişiye gönderilmesi hususunun maddi deliller ile ortaya konulmadığına ve maddi, somut deliller ile desteklenmediğine, buna rağmen suçun sübut bulduğu kanaatine varılarak, TCK'nin 43.maddesi uyarınca hakkımda fazla ceza tayinine sebep olacak şekilde ve eksik kovuşturmayla hüküm kurulduğuna, eksik kovuşturmayla kurulan hükmün bozulması gerektiğine, herhangi bir suç kastının bulunmadığına, haksız ve yersiz surette katılan kurum lehine fazladan vekalet ücreti verildiğine, Katılan vekilinin temyiz istemleri, sanığın suçu işlediği sabit olup üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, mağdurun maruz kaldığı eylem nedeniyle yaşamış olduğu travma ve eylemin mağdurun psikolojisinde bırakacağı etki göz önüne alındığında sanığa üst sınırdan hüküm kurulması ve indirim hükümlerinin uygulanmamasının hakkaniyete uygun düşeceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılanın boşanmış oldukları eski eş oldukları, müşterek çocuklarının kullandığı katılanın eski telefonunda bulunan katılanın özel hayatına ilişkin görüntüleri sanığın katılanın akrabalarına ve tanıdıklarına gönderdiği olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eylemi farklı zamanlarda üçüncü şahıslara gönderdiği gerekçesi ile zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7224, K. 2025/2211, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7224-e-2025-2211-k-344a9826cc41