Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6871 E. 2025/906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6871
- Karar No
- 2025/906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1525 E., 2021/2442 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarih, 2018/28 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.11.2021 tarih, 2020/1525 Esas, 2021/2442 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.09.2022 tarih, 2022/ 9603 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğuna bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, sanığın edindiği tarihten bu yana dava konusu yere müdahalede bulunmadığına, dava konusu yerdeki bitki örtüsünün değiştirilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince, sanığın üzerine atılı 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, itiraz üzerine bu kararın kesinleştiği, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan taş duvar ile sınır oluşturulmasının bina niteliğinde olmadığından fiziki/inşai müdahale sayılmayacağı ve ağaç ekimi ile açma eyleminin 6831 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle beraatine karar verilmiş ise de; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun, ani hareketli suç tiplerinden olmasına karşılık, 6831 sayılı Kanunun 93. maddesinde düzenlenen işgal ve faydalanma suçunun temadi eden suç tiplerinden olduğu, bu nedenle, Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve aynı zamanda orman sahası içerisinde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahalelerin, yapıldığı anda 2863 sayılı Kanuna aykırılık; varlığını devam ettirdiği sürece de 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçunun oluşumuna sebebiyet verdiği, dolayısıyla, bahse konu suç tipleri arasında "... içtima" yerine "gerçek içtima" hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunduğu dikkate alındığında, sanığın gerek taş duvar örme, gerek alanda açma ve ağaç ekme şeklindeki eylemlerinin sit alanına fiziki müdahele olarak değerlendirilip, yukarıda açıklandığı üzere gerçek içtima hükümleri uygulanarak sabit olan 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan da mahkumiyet hükmü kurması gerekirken beraat kararı vermesinin hukuka aykırı bulunduğu, bu hukuka aykırılığın düzeltilmesi için duruşma açılmasına karar verildiği, Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 01/11/2016 gün 59 sayılı kararı ve 17/01/2018 gün ve 2018/11264 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile tescil edilen nitelikli doğal koruma alanı sınırı içerisinde yer aldığı anlaşılan davaya konu taşınmazda; sanığın, bir kısmı yeni açma olduğu tespit edilen alanda dışarıdan getirilen kırma taşlarla taş duvar oluşturarak ve bir kısmı eski bir kısmı yeni tarihli zeytin ağacı ekerek sit alanına fiziki müdahelede bulunduğu, dosya içerisinde yer alan 16/11/2018 ve 03/12/2019 tarihli bilirkişi raporları ile müdahele nedeniyle arazinin endemik yapısı ve silüetinin bozulduğu, taş setlerin ne zaman oluşturulduğu tam olarak tespit edilemese de, 1 adet 3-5 yaşlarında zeytin ağacının ekili olduğunun tespiti, zeytin ağaçlarının kısmen bakımının yapılıp, içerisinde yer alan taşların kenarlara toplandığı, imar/ihya çalışmasının yapıldığı yönündeki tespitler de dikkate alındığında eylemin zamanaşımına uğramadığı, sanığın aynı suçtan Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/635 Esas ve 2020/154 Karar sayılı dosyasında yargılamaya konu yerin farklı olduğunun dosya içerisine alınan gerekçeli karar örneğinden, yine Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/525 Esas sayılı dosyasında gerekçeli karar örneğinden yargılamaya konu eylemin taşınmaz üzerindeki yapılara ilişkin olup iddianame düzenleme tarihinin 08/12/2015 olduğu, dolayısıyla mükerrerlik ya da sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasını gerektirir eylemler olmadığı gerekçesiyle, beraat hükmü kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.