Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6563 E. 2025/154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6563
- Karar No
- 2025/154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2607 E., 2021/3063 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının terör örgütü üyeliği suçundan tutuklandığı, bu suçtan beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiği, vasıf değiştiren bir suçun olmadığı, davanın kabul edilerek davacıya maddi ve manevi tazminat hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/37 Esas – 2020/306 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.09.2017 - 03.08.2018 tarihleri arasında 230 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.12.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, ancak davacının tutuklanmasına konu eyleminin vasıf değiştirerek terör örgütü propagandası yapma suçuna dönüştüğü ve sonuç olarak davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 30.12.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin dava tarihi olan 25.01.2021 tarihi itibari ile denetim süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davacının yasal koşulları oluşmayan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İlk Derece Mahkemesince, davacının beraat kararına konu ceza dosyası kapsamında hakkında tutuklanmasına konu silahlı terör örgütüne üye olma eyleminin vasıf değiştirerek terör örgütü propagandası yapma suçuna dönüştüğü ve sonuç olarak davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dava tarihi olan 25.01.2021 tarihi itibari ile denetim süresinin henüz dolmadığından bahisle yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/37 Esas – 2020/306 Karar sayılı olan dosyası incelendiğinde, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından "Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere bir örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemlerin silahlı terör örgütü üyeliğin suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenlerle mevcut delil durumunun sanığın atılı suçtan mahkumiyeti için yeterli olmadığı, nitekim Y.C.G.K. 19.04.1993,6-81/110 tarihli içtihadında da bahsettiği üzere şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK 'nun 223/2-e. maddesi gereği terör örgütüne üyelik suçundan beraat kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuş olup" şeklinde karar verildiği, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından 21.12.2020 tarihinde kesinleştirme şerhi düzenlendiği, davacı hakkında terör örgütü propagandası açısından ise "Mahkememize dosyasına dayanak iddianame incelendiğinde sanığın paylaşımlarının içerikleri, nereden paylaşıldıkları ve hangi mahiyette oldukları açık olarak iddianamede işlendiğinden Ceza Muhakemesi Kanununun 225. maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşılmıştır." gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararda suçun vasıf değiştirdiğine dair herhangi hükmün bulunmadığı, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığı, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 23.03.2021 tarihli yazı cevabına göre davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunun tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, infaz gören suç yönünden yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.12.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yasal şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.